Kullanıcı Adı
   
   Şifre
   
     Üye Ol | Şifre ?
   
   
 
Kan grubunuz nedir ?
A Rh ( + ) , ( - )
B Rh ( + ) , ( - )
AB Rh ( + ) , ( - )
0 Rh ( + ) , ( - )
Kan grubumu bilmiyorum.
Bu ankete 69318 kişi katıldı.
Diğer Anketler
   
   Online Kullanıcı : 17
   Bugün : 6502
   Toplam : 11034683
   
 
Soru Bilgileri
 Soru No : 1279
 Kullanıcı : Gizli
 Tarih : 14 Ocak 2009 19:09:24
 Durum : Cevaplandı
BOYUN FITIĞI -MR SONUÇLARI

annemin boyun ve kol ağrısı nedeniyle gittiği beyin ve sinir cerrahi uzmanı mr ve emg istemişti. bugün mr sonuçlarını aldık ama emg daha yapılmadı.
mr sonuçları:
-servikal lordoz konfigürasyonu düzleşmiştir.
-intervertebral disk sinyal intensiteleri dejenerasyona sekonder azalmıştır.
-C3-4 diskinde nonkompresif diffüz anüler bulging
-C4-5 diskinde servikal spinal kordu anteriordan basılayan anterior subaraknoid
BOS mesafesini daraltan geniş tabanlı sol paramedian protrüzyon
-C5-6 ve C6-7 disklerinde nonkompresif diffüz anüler bulging

doktor emg sonucuna göre ameliyat gerekebilir demiş. mr sonuçlarına göre kesin teşhiş ve tedavisi nedir? Bu sonuçlara göre hastalık ileri boyuttamıdır? ameliyattan önce ilaç tedavisi veya fiziksel tedavi uygulanması yetersiz mi kalır? Kesin teşhis için emg sonucunu beklemeye gerek varmıdır?

Bizi aydınlatmanızı ve tedavi konusunda öneri sunmanızı bekliyoruz.
Yardımcı olursanız çok seviniriz. Saygılar...
Soru Cevabı
MR raporuna göre ; annenizin boynunda değişik büyüklüklere ve değişik hasarlara neden olan 4 adet boyun fıtığı mevcuttur.

boyun fıtıkları ;
1) C 3-4 ( 3. ve 4. boyun omurları arasında ) ,
2) C 4-5 ( 4. ve 5. boyun omurları arasında ) ,
3) C 5-6 ( 5. ve 6. boyun omurları arasında ) ve
4) C 6-7 ( 6.ve 7. boyun omurları arasında ) bulunmaktadır.

annenizin boynunda bulunan 1., 3. ve 4. boyun fıtıkları ; önlerinden geçen sinir damarlarına bası yapmayan ufak minimal fıtıklardır.ancak dikkatle takip ve kontrol altında bulundurulması gereken fıtıklardır.

2.boyun fıtığı olan 4. ve 5. boyun omurları arasında bulunan ( C4-5 ) boyun fıtığı ise ; önünden geçen sinir damarına bası yapmak suretiyle ezdiği için , önemli , ciddi ve tehlikeli bir fıtıktır...tedavi edilmesi gereklidir.

Boyunda 7 adet omur cismi bulunur.
Yapıları itibarıyla bel omurlarından tek farkları, daha küçük ve narin olmalarıdır. Her omurga arasında yastıkçık dediğimiz kıkırdaklar mevcuttur. Bu kıkırdak yapının yırtılarak , omurga içinde seyreden omurilik veya kola dağılan sinirlere baskı yapması donucu oluşan hastalığa boyun fıtığı denir.
boyun omurlarına tıpta "cervikal vertebralar " denir ve kısaca Cervikal kelimesinin baş harfi olan "C " ile numaralandırılır.

boyun ; anatomik yapısı itibarıyla çok narin ve tehlikeli bir bölgedir. boyunda 7 adet omur bulunduğundan sağ ve sol tarafta toplam 14 adet boyun fıtığı çıkış yeri mevcuttur.

bu durumda 4 adet fıtık cerrahi olarak alınsa bile ilerde geri kalan 10 farklı yerde başka bir boyun fıtığı çıkma riski büyüktür.

nitekim boyun fıtığından 2-3 kez ameliyat olduğu halde , ilerde tekrar boyun fıtığı olan insanlarla karşılaşabilirsiniz. işte bunun nedeni budur.
boyun fıtığı ameliyatları diğer ameliyatlara benzemez. apandisit ameliyatı sadece 1 kez olur. safra kesesi ameliyatı sadece 1 kez olur. çünkü bir insanda bildiğiniz gibi , bir tane apandix , bir tane safra kesesi bulunur. bunlar radikal çözüm getiren ameliyatlardır. oysa , normal bir insanda 14 adet bel fıtığı çıkış yeri olduğu için , boyun fıtığı ameliyatları radikal sonuç getirmeyen ve ilerideki dönemlerde bir dizi komplikasyonuda beraberinde getiren ameliyatlardır.
ayrıca C4-5-6-7 ; boyun hareketlerinin % 80 ninden sorumlu olan çok kritik ve dar bir anatomik bölgede kalan bir yerdir.
dolayısıyla bu bölgede yapılacak her türlü cerrahi müdahale riskli ve tehlikelidir.

yani cerrahi tedavinin garantisi olmadığını ve ilerde tekrar boyun fıtığı olma riskinin mevcut olduğunu belirtmek isterim.

Günümüzde bel ve boyun fıtıklarına genel yaklaşım ; MR daki görüntü ne olursa olsun ameliyat dışı diğer tıbbi konservatif tedavilerin uygulanması ve şikayetlerin ortadan kaldırılmasıdır.
Konservatif tedavilerin cevap vermediği ve hastanın şikayetlerinin ciddi oranda artığı durumlarda ameliyat son çare olarak görülmektedir.

Günümüzde ameliyatla sonuçlanan vakalarda ciddi olarak düşmektedir. örneğin İngiltere de bu oran binde sekizlere kadar düşmüştür.
Ameliyatlarda da şikayeti kaldırma oranı oldukça düşük kalmaktadır. Sıkça tartışılan, ameliyat sonrası şikayetlerin geçmediği veya daha da arttığı "başarısız fıtık ameliyatı sendromu (fail back surgery sydrome)" çok ciddi oranlarda görülmektedir.

Bazı araştırmalar ise ; ameliyat olsun veya olmasın şikayetlerin tekrarlama şansının 1,5 -2 yıllık dönemde aynı olduğunu göstermektedir. yine bazı araştırmalar konservatif tedavilerin başarı oranlarının ameliyatlarla aynı oranda olduğunu bildirmektedir.
Yerli , yabancı tıbbi araştırmalar fıtıkların başarılı geçen konservatif tedaviler sonrasında sinire baskıların azaldığını böylelikle ameliyat yapılmadanda boyun fıtıklarının tedavi edilebileceğini göstermektedir.

boyun fıtıklarının öncelikle ameliyatsız tedavi edilmesi , eğer başarı sağlanamıyorsa ve belirli kriterlerde mevcutsa cerrahi tedavisi yapılması esastır.

şiddetli bir boyun ağrısıyla birlikte kola yayılan ağrı, uyuşma mevcuttur. Zamanla yırtılan kıkırdak sinirlere baskı yaparsa kolda kuvvetsizlik, eğer omuriliğin kendisinede bası yaparsa tüm vücutta hareket kusurları ortaya çıkabilir. Hastalığın çok ileri dönemlerinde yatağa bağımlı hale gelen hastalara rastlanır.

ayrıca yine yapılan tetkiklerde boynunuzda boynu sürekli uzun süre sabit tutmaktan ( örneğin masa başı çalışma , bilgisayar kullanma , daktilo yazma , kitap okuma , dikiş , biçki , nakış , örgü , halı-kilim dokuma , uzun süre tv seyretme gibi ) dolayı boyun omurlarınızda düzleşme ( servikal lordozda düzleşme ) olduğu ve boyun anatomisinin bozulduğu görülmektedir.

esasen boyun fıtığı korkulacak bir durum değildir. Birçok hastalıklar gibi erken teşhis konulması önemlidir. Uygun bir tedavi programıyla hastalık kontrol altına alınabilir.

Tedavide; hastanın eğitimi, ilaç tedavisi, istirahat, fizik tedavi ve egzersiz yer almaktadır. Yapılan tedavilere cevap vermeyen ve fıtığı ilerleyen hastalarda en son çare olarak cerrahi müdahele gerekebilir. Ancak, bu durum sık değildir. zaten , cerrahi tedavinin garantisi olmadığını yukarda gerekçeleri ile izah etmiştim.

annenizin şikayetleri fizik tedavi ile tamamen geçebilir..

bu arada hastaların günlük yaşantısı düzenlenmeli ve ağrıyı azaltan ve artıran durumlar hatırlatılmalıdır.

1. Ağırlık kaldırmaması,
2. Ağır işler yapmaması,
3. Ters hareketlerden kaçınması
4. Ortopedik boyun yastığı kullanması
5. Orta sertlikte bir yatakta yatması,
6. Uzun süre aynı pozisyonda kalmaması,
7. Mesleğine göre nasıl hareket etmesi gerektiği,
8. Ağrıları tamamen geçse bile egzersizlerini hergün düzenli olarak yapması gerektiği vurgulanır.

Günlük yaşantımızda yaptığımız bazı hareketler boynumuzu zorlar. Boyun fıtığı hastalarına boyunluk (korse) verilebilir. Boyunluk hem boyun kaslarına destek olur, hem de boyun hareketlerini kısıtlayarak eklemleri korur. Böylece, boyna gelen yüklenmeleri azaltırlar. Genel olarak bu korseler en az 20 gün gece hariç olmak üzere devamlı kullanılır. Daha sonra boyun egzersizleri ilave edildiğinde tedricen çıkarılır.

Fizik tedavi, boyun fıtığının tedavisinde uygulanan en etkili ve kesinlikle zarar vermeyen bir yöntemdir. Sıcak, soğuk ve elektrik akımlarının iyileştirici etkilerinden yararlanarak çeşitli aletlerle vücudun çeşitli bölgeleri tedavi edilir. Bu amaçla, yüzeyel ısıtıcılar, derin ısıtıcılar, elektrik akımları, traksiyon (çekme), masaj uygulanabilir.

Fizik tedavi birkaç husus dışında rahatlıkla uygulanabilen bir tedavidir. Kalbinde pil takılı hastalara ve ihtiyaten hamilelere uygulanmaz. Büyüme çağında olan çocukların büyüme kıkırdakları üzerine, ileri derecede hipertansiyon ve kalp yetmezliği olan, infeksiyon, varis, benzeri hastalığı olan ve vücudunda metal taşıyan hastalara dikkatli bir şekilde uygulanır.
Fizik tedavi kürü genelde 21 seanstır. Çoğunlukla günde bir seans uygulanır. Ancak, günde iki seansla daha hızlı sonuç almak da mümkündür. Hastadan alınan cevaba göre seans sayısı artırılabilir. Eğitimli kişiler tarafından uygulandığında fizik tedavinin herhangi bir yan etkisi yoktur.

Fizik tedavi sonrasında soğuktan korunmak gerekebilir, çünkü soğuk kaslarda gerginliğe ve dolayısı ile ağrıya yol açar. Sadece fizik tedaviden sonra değil, her zaman soğuktan ve hava cereyanında kalmaktan sakınmak gerekir. Fizik tedaviden sonra 15-20 dk. dinlenmek ve aniden soğuk havayla temas etmemekte ve özellikle eklemleri ve kasları, en azından bir kaşkol ya da boğazlı kazakla korumakta fayda vardır.
Bazen hastalar, uzman doktorlar yerine, çareyi kırık ve çıkıkçılarda ararlar ve bel çektirme, alabalık uygulama gibi yöntemlerle dertlerine çare bulmaya çalışırlar ve ilerde çok büyük zararlar görürler.

Fizik tedavi kliniklerinde kullanılan traksiyon (çekme) cihazı ile tamamen bilimsel olarak, hastanın kilosuna göre ve durumuna göre, uzman doktorun kontrolü altında boyun çektirilebilir. Halk arasında sıklıkla rastladığımız çektirme olayı maalesef bu konuda hiçbir tıbbi bilgisi olmayan ve kontrolsüz olarak çekme yapan kişiler tarafından uygulandığında, tamamen tesadüflere dayalı olarak iyileşme görülebilir. Ancak çoğunlukla bağ dokusunda, kas ve sinir liflerinde kopmalara bağlı felçle de sonuçlanabilecek ciddi durumlar meydana gelebilir.

Masaj tedavisi de hastalar tarafından çok tercih edilen bir yöntemdir. Bilimsel bir fizik tedavi yöntemi olarak kabul edilen masaj da uygun bir şekilde ve bilen kişiler tarafından yapıldığında yardımcı bir tedavi yöntemi olarak kullanılır. Rahatlatıcı, kas sertliklerini giderici, ağrı azaltıcı etkisi vardır. Ancak, tek başına fıtığın tedavisinde yeterli olmaz. Yüzeyel ısıtıcılar, derin ısıtıcılar, elektrik akımları uygulamasından sonra kombine bir tedavide yararlanılabilir.

Hastaların yaptığı başka bir tercih de kaplıca tedavisi olabilmektedir. Kaplıcayı ben özellikle fizik tedaviden sonra öneriyorum. Yüzeyel ısıtıcı etkisi vardır, dolayısıyla derin dokuları etkileyemez. Sadece kaplıca tedavisi fıtıkta yeterli bir tedavi sağlayamaz. Muhakkak kaplıca tedavisi tercih edilecekse doktor kontrolünde olan ve fizik tedavi imkanları olan yerler seçilmelidir. Yirmi (20) seanslık bir fizik tedavi kürü sonrası uygulanacak kaplıca tedavisi hem etkinliği artırır hem de iyilik süresini uzatır.

Boyun fıtığı tedavisinde yine yaygınca olarak uygulanan bir tedavi yöntemi akupunkturdur. Akupunktur de artık bir fizik tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Daha çok ağrı üzerine etkilidir. Ağrının çok şiddetli olduğu durumlarda uygulanabilir. Diğer fizik tedavi yöntemleri ile birlikte uygulandığında çok iyi sonuçlar alınmaktadır.

Boyun fıtığının başka bir seviyeden tekrarlamaması ve boyunda kireçlenme oluşmaması için fizik tedaviden sonra uygun egzersiz programı düzenlenir ve hastaya neleri nasıl yapması gerektiği ve nelerden kaçınması gerektiği izah edilir. Hasta da bunlara uyarsa sonraki yaşantısını normal geçirir.

Spor yapmak isteyenlerin hangi sporu yapacaklarını doktorlarına söylemeleri ve tavsiyelerine uymaları gerekir. Boyun fıtığı geçirenlerin rahatça yapabilecekleri sporların başında yürüme ve yüzme gelmektedir.

benim size önerim ; annenizi iyi bir merkezde uygun sürede , kaliteli ve yoğun tam bir fizik tedavi gördürmeniz olacaktır.

EMG yapılmasına gerek yoktur..
çünkü EMG sonunda çıkacak sonuçta aynı olacaktır.

geçmiş olsun dileklerimi sunar , acil şifalar dilerim.
 
 
   TV de Dr. Ümit HAZAR
   FİZİK TEDAVİ SİTESİ
   OSTEOARTRİT (KİREÇLENME)
   ÇOCUKLARDA DÜZ TABANLIK
   BEL FITIĞINDA AKUPUNKTURLA TEDAVİ
   BEL AĞRILARINDAN KORUNMA PRENSİPLERİ
   BEL FITIĞINDA AMELİYAT NİÇİN TAM SONUÇ VERMEZ?
   Lazer şifa dağıtıyor
   Omuz ağrısının sebebleri
   Bacak ve ayak uyuşma nedenleri
   Uyku hastalıkları
   Horlama
   Sporun zararları
   behçet hastalığı
   Kireçlenme (Dejeneratif artrit)
   Romatizma Nedir?
   ÇEKİÇ PARMAK (BEYZBOLCU PARMAĞI)
   ULNAR SİNİR SIKIŞMASI
   Egzersiz Kasları Nasıl Güçlendirir
   FİBROMYALJİ
   KABIZLIK
   ÇOCUK VE GENÇLERDE SKOLYOZ
   A dan Z ye İlkyardım
   BOYUN FITIĞI
   MENISKUS
Tümünü Görmek İçin Tıklayın