Kullanıcı Adı
   
   Şifre
   
     Üye Ol | Şifre ?
   
   
 
Kan grubunuz nedir ?
A Rh ( + ) , ( - )
B Rh ( + ) , ( - )
AB Rh ( + ) , ( - )
0 Rh ( + ) , ( - )
Kan grubumu bilmiyorum.
Bu ankete 68063 kişi katıldı.
Diğer Anketler
   
   Online Kullanıcı : 22
   Bugün : 6560
   Toplam : 10634159
   
 
Soru Bilgileri
 Soru No : 10065
 Kullanıcı : Gizli
 Tarih : 19 Nisan 2013 17:26:20
 Durum : Cevaplandı
ayak düşüklüğü,his kaybı

Sayın Hocam Merhabalar;
Bundan tam 13 yıl önce geçirdiğimiz bir deprem felaketinde enkaz altında kaldık buna bağlı olarak kardeşimin iki ayağında birtakım sorunlar oluştu. Ayak sinirleri zedelenmiş,ayak parmaklarını hissetmiyor ve oynatamıyor.Diğer ayağında ise ayak düşüklüğü oluştu.Afo kullanıyor. Bugüne kadar yedi ameliyat geçirdi fakat eski sağlığına kavuşamadı. Benim sorum ise şu ; bu ayak düşüklüğünün kesin bir çözümü var mıdır?Yani afo cihazı olmadadan rahat yürüyebilmesi için ne yapmak gerekir? Ayrıca ölmüş sinirler için bir tedavi var mıdır?Hissetmeyen parmaklar için bir tedavi yöntemi var mıdır parmakları eskisi gibi oynatabilir mi? Şimdiden teşekkür ederim
Soru Cevabı
Düşük ayak, ayağın bilekten yukarıya doğru kaldırılmasını kontrol etme yeteneğinin kaybolmasıdır.

Bu durumdaki kişi; yürürken ayak parmaklarını yerden kaldıramadığından parmaklarını yerde sürüyerek yürür (Stepaj yürüyüşü).

Düşük ayak, kişinin yürümesini yavaşlatır, bozar veya engeller ve düşmeye neden olabilir. Özellikle ayağın kaldırılmasının çok önemli olduğu merdiven çıkma, yokuş çıkma ve yumuşak yüzeylerde yürüme zorlukla yapılır.
Tüm bu engeller nedeniyle azalmış veya bozulmış hareket yeteneği kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediği gibi, günlük aktiviteleri de sınırlar.

Düşük ayak;
1-Peroneal sinir hasarlarına, veya
2-Peroneal sinire giden iletinin kesilmesine bağlı olarak ortaya çıkar.

Peroneal sinir, dizin dış-yan-alt kısmından bacağın dış-yanı boyunca ayak bileğine kadar uzanır ve yürüme sırasında ayağın uygun zamanda doğru yönde kaldırılmasıyla görevli kasları kontrol eder. Bu kontrol görevinin yeterince yapılamadığı durumlarda; sıklıkla parmaklar yerde sürüklenir, ayak bileği içe/dışa hareket ettirilemez, ayak yerden kaldırılamaz ve düşük ayak ortaya çıkar.

Düşük ayak bir hastalık değil bulgu olduğu için; öncelikle düşük ayağın nedeni ortaya konmalı ve nedene yönelik uygun tedavi yöntemlerini belirlenmelidir.

Düşük ayak için kullanılmakta olan tedavi seçenekleri içinde Ayak bileği ortezleri veya destekleri (AFO ) en sık kullanılan ve tavsiye edilen seçenektir.
AFO genellikle plastik veya daha hafif (karbon gibi) malzemelerden yapılan ayak ve alt bacak kısmına giyilen bir ortezdir.

Bu ortez, ayak bileğini 90 derecelik açıda destekler ve ayağın yere takılmasını engelleyerek yürümeye yardımcı olur. Bu tür bir ortezi uygun ayakkabılar ile giymek gerekir. Yumuşak ayakkabılar, sandaletler veya arkası açık ayakkabılar ile AFO giyilemez.

Düşük ayak, omurga kaynaklı patolojilere bağlı periferik sinir yaralanması nedeniyle ortaya çıkmışsa, bası bölgesindeki neden cerrahi olarak ortadan kaldırılarak tedavi denenir. Nadir durumlarda sinir hasarı komplex cerrahi yöntemlerle tamir edilmeye çalışılır ancak çoğunlukla başarı sağlanamaz..

ayrıca düşük ayak inme, cerebral palsy veya multipl skleroz gibi beyinde veya üst seviyedeki sorunlardan kaynağını alıyorsa, genellikle cerrahi tedavi kati surette tavsiye edilmez.

hülasa düşük ayak deformitesinin tedavisi cerrahi değil , fizik tedavidir..

"bu ayak düşüklüğünün kesin bir çözümü var mıdır? parmakları eskisi gibi oynatabilir mi? "

şeklindeki sorularınızın cevabını sadece Allah bilir.
Tıpta hiç bir tedavinin ve ameliyatın % 100 garantisi yoktur.

Garanti sadece ve sadece Allah a mahsustur.
bir saniye sonra kendisinin dahi ölüp ölmeyeceğini bilmeyen hiç bir doktor ; sizin yüzde yüz şifa olup olmayacağınızı , ilerde daha kötü olup olmayacağınızı , hangi hastalıkları geçireceğinizi , ne kadar yaşayacağınızı ve ne zaman öleceğinizi garanti edemez.
Garanti veren varsa , yalan söylüyor demektir.

tedavisine gelince....

5 tip tedavi vardır.

1- İLAÇ TEDAVİSİ : burada zedelenen siniri tedavi edici muhtelif ilaçlar kullanılırsa da ; tek başına ilaç tedavisi sinir zedelenmesinde pek başarılı olmaz..
diğer tedavilerle birlikte kombine olarak kullanılması icap eder... ağrı kesici ilaçlarla birlikte özellikle B vitamini verilir.

2- FİZİK TEDAVİ : kaliteli ve yoğun , iyi bir fizik tedavi ile şikayetleriniz geriler ve hatta geçecektir..
Fizik tedavi, tedavide uygulanan en etkili ve kesinlikle zarar vermeyen bir yöntemdir. Sıcak, soğuk ve elektrik akımlarının iyileştirici etkilerinden yararlanarak çeşitli aletlerle vücudun çeşitli bölgeleri tedavi edilir. Bu amaçla, yüzeyel ısıtıcılar, derin ısıtıcılar, elektrik akımları, traksiyon (çekme), masaj uygulanabilir.

Fizik tedavi kürü genelde 21 seanstır. Çoğunlukla günde bir seans uygulanır. Ancak, günde iki seansla daha hızlı sonuç almak da mümkündür. Hastadan alınan cevaba göre seans sayısı artırılabilir. Eğitimli kişiler tarafından uygulandığında fizik tedavinin herhangi bir yan etkisi yoktur.
Fizik tedavi sonrasında soğuktan korunmak gerekebilir, çünkü soğuk kaslarda gerginliğe ve dolayısı ile ağrıya yol açar. Sadece fizik tedaviden sonra değil, her zaman soğuktan ve hava cereyanında kalmaktan sakınmak gerekir. Fizik tedaviden sonra 15-20 dk. dinlenmek ve aniden soğuk havayla temas etmemek ve özellikle eklemleri ve kasları korumakta fayda vardır.

Masaj tedavisi de çok tercih edilen bir yöntemdir. Bilimsel bir fizik tedavi yöntemi olarak kabul edilen masaj da uygun bir şekilde ve bilen kişiler tarafından yapıldığında yardımcı bir tedavi yöntemi olarak kullanılır. Rahatlatıcı, kas sertliklerini giderici, ağrı azaltıcı etkisi vardır. Ancak, tek başına siyatik tedavisinde yeterli olmaz. Yüzeyel ısıtıcılar, derin ısıtıcılar, elektrik akımları uygulamasından sonra kombine bir tedavide yararlanılabilir.

3- KAPLICA : keza ; sinir zedelenmelerinin tedavisinde bir diğer yöntem ise kaplıca tedavisidir...Ben kaplıcayı özellikle fizik tedaviden sonra öneriyorum.
Yüzeyel ısıtıcı etkisi vardır, dolayısıyla derin dokuları etkileyemez. Sadece tek başına yapılan kaplıca tedavisi , yeterli bir tedavi sağlayamaz. en az yirmi (20) seanslık bir fizik tedavi kürü sonrası uygulanacak kaplıca tedavisi hem etkinliği artırır hem de iyilik süresini uzatır.

4- LAZER TEDAVİSİ : sinir zedelenmelerinin tedavisinde lazer ışınları kullanılır ve çok mükemmel neticeler alınır.

Bu konuda tedavi ettiğim yüzlerce hasta mevcuttur.

kullandığımız düşük enerjili lazer ışınları cilt ve altındaki dokuya penetre olarak hücreler tarafından alınır ve enerjiye dönüştürülür.

Böylece hücrenin iyileştirici aktivitesi artar.

Lazer ışığının etkileri muhteliftir.

-Hücre metabolizmasını artırır.
-O bölgedeki kan dolaşımını iyileştirir.
-Kollajen ve kas dokusunda gelişme sağlar.
-Akut ve kronik ağrıyı iyileştirir.
-O bölgedeki ödem ve iltihaplanmayı azaltır .
-Doku tamiri ve yara iyileşmesinin uyarılmasını sağlar.
-Bağışıklık sistemi uyarılır.
-Sinir fonksiyonlarını uyarır.

Sonuç olarak daha hızlı iyileşme, ağrı, şişme ve iltihaplanma sürecinde azalmaya neden olur.

Bu yöntem, alternatif terapileri, ağrılı ve zor cerrahi işlemleri, kuvvetli yan etkili ilaç tedavilerini gereksiz kılar.

5- sinir zedelenmelerinin tedavisinde ayrıca istirahat edilir ve bazı önerilere dikkat edilir.

bu arada bazı önerilerde bulunayım..

öneriler :
• Sırtınızı ve belinizi düz tutun.
• Kötü duruş; sırttaki kamburluğu, beldeki içe çöküklüğü artırır.
• Sık pozisyon değiştirin.
• Özellikle belin normal eğriliğini korumaya özen gösterin
• Taşıyacağınız yükleri eşit olarak her iki elinize bölün
• Hareketlerinizi önceden planlayın
• Asla ağır cisimleri kaldırmayın.
• Yerden bir şey alırken eğilmeyin, dizlerinizi büküp çömelin.
• Belinizle değil bacaklarınızla yükü kaldırın.
• Ağırlığı mümkün olduğu kadar belinizden yukarı ve vücudunuza yakın tutun.
• Dönmeniz gerekiyorsa belinizle değil, vücudunuzla dönün.
• Ağır cisimleri çekmeyin, itmeyin ve yukarı doğru kaldırmayın.
• Koltuğa düzgün oturun. Gerekirse bel kıvrımınıza uyan yastıkla belinizi takviye edin
• Otururken sırtı düz tutun ve yaslanın.
• Yatarken sert ve ortopedik yatakları tercih edin.
• Salt yer ve tahta üzerine yatmak doğru değildir.
• Yatarken bacaklarınızı gergin tutmayın.
• Sırt üstü yatarken baldırlarınızın altına koyulacak küçük bir yastık sizi rahat ettirecektir.
• Kilonuza dikkat edin, dengeli beslenin.
• Günlük gerilim ve streslerinizi azaltın
• Düzenli ve günlük egzersiz yapın. Tempolu yürümek, yüzmek ve koşu ideal sporlardır.

benim size önerim :
1-iyi bir merkezde uygun sürede kaliteli ve yoğun bir fizik tedavi görmeniz ,
2-buna ilaveten güçlü tıbbi ilaçları usulüne uygun olarak saatinde ve tam dozunda almanız ,
3-fizik tedavinin hemen akabinde kaplıca tedavisi görmeniz
4-bel kaslarını güçlendirici egzersizler yapmanız
5- netice alınamadığı taktirde uygun bir zamanda bizzat lazer tedavisi görmek üzere gelmeniz olacaktır.

geçmiş olsun , acil şifalar dilerim.
 
 
   TV de Dr. Ümit HAZAR
   FİZİK TEDAVİ SİTESİ
   OSTEOARTRİT (KİREÇLENME)
   ÇOCUKLARDA DÜZ TABANLIK
   BEL FITIĞINDA AKUPUNKTURLA TEDAVİ
   BEL AĞRILARINDAN KORUNMA PRENSİPLERİ
   BEL FITIĞINDA AMELİYAT NİÇİN TAM SONUÇ VERMEZ?
   Lazer şifa dağıtıyor
   Omuz ağrısının sebebleri
   Bacak ve ayak uyuşma nedenleri
   Uyku hastalıkları
   Horlama
   Sporun zararları
   behçet hastalığı
   Kireçlenme (Dejeneratif artrit)
   Romatizma Nedir?
   ÇEKİÇ PARMAK (BEYZBOLCU PARMAĞI)
   ULNAR SİNİR SIKIŞMASI
   Egzersiz Kasları Nasıl Güçlendirir
   FİBROMYALJİ
   KABIZLIK
   ÇOCUK VE GENÇLERDE SKOLYOZ
   A dan Z ye İlkyardım
   BOYUN FITIĞI
   MENISKUS
Tümünü Görmek İçin Tıklayın