Kullanıcı Adı
   
   Şifre
   
     Üye Ol | Şifre ?
   
   
 
Kan grubunuz nedir ?
A Rh ( + ) , ( - )
B Rh ( + ) , ( - )
AB Rh ( + ) , ( - )
0 Rh ( + ) , ( - )
Kan grubumu bilmiyorum.
Bu ankete 70443 kişi katıldı.
Diğer Anketler
   
   Online Kullanıcı : 7
   Bugün : 2216
   Toplam : 11373986
   
 
Soru Bilgileri
 Soru No : 10503
 Kullanıcı : Gizli
 Tarih : 02 Temmuz 2013 17:35:47
 Durum : Cevaplandı
belfıtığı ameliyat sonrası

hocam kolay gelsın 5 ay önce belfıtığı amelıyatı olmak zorunda kaldım %80 sol bacagım benim degıldı mecburen oldum keşke daha once ınternetten faydalansa ıdım 14 senedır vardı lakın hiç bacagımı benden almamıştı . amelıyattan sonra 5 ay sonra cektırdıgım rapor L4-5 dural kese komsulugunda milimetrık boyutlu kontrast tutan graülasyon dokusu . ki bu daha buyuktu bende gözle fark edıyorum L5-S1 epıdural mesafeye se sol S1 sınır kokune hafif ındentasyon yapmaktadır. denılıyor. 5 ayı masaya yatırdıgımda yurumelerım var dizde ve kasıgımda bazen buruşmuş kagıt gıbı ağrım oluyor uyuşma yok minik karıncalar oluyor. amelıyat bolgemden dolayı vucudum esnek degıl namaz kılamazdım namazımı kılıyorum lakın vucud cok rahat degıl tavsıyenıze ıhtıyac oldu bılgınızden mahrum bırakmazsanız sevınırım allah şifa dagıtmanıza güç ve kuvvet versın. evde tens aleti almıstım onu baglamış olmam zararlı olurmu sayın hocam
Soru Cevabı
öncelikle size bel fıtıklarında ameliyatın niçin tam kesin sonuç vermediğini ve ilerde niye tekrar bel fıtığı olma nedenini izah edeyim.

İnsan omurgasında bel bölgesinde 5 adet omur cismi bulunur.
Omurlar arasında bulunan ve elastıkiyeti sağlayan “ disk” adı verilen yumuşak et parçasının , herhangi bir basıya , basınca maruz kalması sonucu bulunduğu mesafeyi terk ederek önündeki sinir köklerine değerek onları sıkıştırması tablosuna “ bel fıtığı “ diyoruz.

Bel bölgesinde 5 adet omur cismi olduğuna göre ; sağ tarafta 5 , sol taraftada 5 olmak üzere toplam 10 adet bel fıtığı çıkış yeri mevcuttur…
Başka bir deyişle ; normal bir insanda bel bölgesinde toplam 10 adet bel fıtığı çıkış yeri mevcuttur. Bel fıtığında sıkışan sinir kökleri organizmanın hareket etmesine sebebiyet veren oluşumlardır.
Bel fıtığı ameliyatı esnasında bu sinir kökleri serbestleşse de , ilerde orjinal yapısını kaybettiği için çevresine granulasyon dokusu oluşacaktır.
Kaba bir tabirle ; en mükemmel yapılan bel fıtığı ameliyatlarında bile 10 aralıktan birini iptal ettiğiniz için hastada % 10 hareket kaybı olması normaldir. Eğer 2 tane fıtık varsa %20 , 3 fıtık varsa % 30 , 4 fıtık varsa % 40 hareket kaybı olacaktır.
Bu nedenden dolayı , sanılanın tam aksine bel fıtığı ameliyatları radikal % 100 netice veren ameliyatlar değildir. Çünkü 10 adet bel fıtığı çıkış yeri bulunmaktadır. Bunlardan biri alınsa , geriye 9 tane daha bel fıtığına aday yer var demektir.
Nitekim bel fıtığından 2-3 kez ameliyat olduğu halde , ilerde tekrar bel fıtığı olan insanlarla karşılaşabilirisiniz. İşte bunun nedeni budur.
Bel fıtığı ameliyatları diğer ameliyatlara benzemez. Apandektomi ameliyatı sadece 1 kez olur. safra kesesi ameliyatı da sadece 1 kez olur. Çünkü bir insanda bildiğiniz gibi , bir tane apandix , bir tane safra kesesi bulunur. Bunlar radikal çözüm getiren ameliyatlardır. Oysa , normal bir insanda 10 adet bel fıtığı çıkış yeri olduğu için , bel fıtığı ameliyatları radikal sonuç getirmeyen ve ilerideki dönemlerde bir dizi komplikasyonuda beraberinde getiren ameliyatlardır.

Amerika ve Kanada da bel fıtığı ameliyatları 4 seneden beri çok kısıtlı olarak , ancak çok belirgin bazı şartlar meydana geldiğinde yapılmaktadır.
Fakat , ne yazıkki ülkemizde medyanında bilinçsizce yaklaşması neticesi peynir ekmek satılır gibi her yerde herkese bel fıtığı ameliyatları yapılmaktadır.
Günümüzde bel ve boyun fıtıklarına genel yaklaşım ; MR daki görüntü ne olursa olsun ameliyat dışı, konservatif tedavilerin uygulanması ve şikayetlerin ortadan kaldırılmasıdır.
Konservatif tedavilerin cevap vermediği ve hastanın şikayetlerinin ciddi oranda artığı durumlarda ameliyata gidilmektedir. Günümüzde ameliyatla sonuçlanan vakalarda ciddi olarak düşmektedir. örneğin İngiltere de bu oran binde sekizlere kadar düşmüştür.
Ameliyatlarda da şikayeti kaldırma oranı oldukça düşük kalmaktadır. Sıkça tartışılan ; ameliyat sonrası şikayetlerin geçmediği veya daha da arttığı "başarısız bel ameliyatı sendromu (fail back surgery sydrome)" çok ciddi oranlarda görülmektedir. ( Bakınız : http://www.angelfire.com/fl/screwd/fbsyndrome.html )

Bazı araştırmalar ise ; ameliyat olsun veya olmasın şikayetlerin tekrarlama şansının 1,5 -2 yıllık dönemde aynı olduğunu göstermektedir. Yine bazı araştırmalar ; konservatif tedavilerin başarı oranlarının ameliyatlarla aynı olduğu bildirmektedir.
Yerli , yabancı tıbbi araştırmalar ; fıtıkların başarılı geçen konservatif tedaviler sonrasında sinire baskıların azaldığını , böylelikle ameliyatsızda bel fıtıklarının tedavi edilebileceğini göstermektedir.
Eğer şikayetler ameliyatsız tedavilerle kalkıyor ve kısa geri dönmüyorsa , tedavi başarılı olmuş demektir.
Esasen ; bel fıtıklarının öncelikle ameliyatsız tedavi edilmesi , eğer başarı sağlanamıyorsa ve belirli kriterlerde mevcutsa cerrahi tedavisi yapılması esastır.

Bel fıtığında bilinmesi gereken bazı gerçekler

1) Bel ve boyun ağrıları ; nerdeyse insanlık tarihi kadar eski ve yaygın problemlerden biridir. Kutsal kitaplarda ve hipokrat`ın yazılarında bile yer almaktadır.
2) Günümüzde dünya nüfusunun %70-80 yaşamının herhangi bir döneminde en az bir kere bel ağrısı çektiği saptanmıştır.
3) ABD de nezleden sonra en çok doktara gitme sebebi ; bel fıtığıdır.
4) Bel ağrıları 45 yaş altı bireylerde en çok sakatlık nedenidir.
5) Türk milletinin %60.4 nün bel ağrısı şikayeti olduğu ve kadınlarda daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Bel ağrıları ameliyat sebebi olarak 3 sırada ve en çok hastanede yatarak tedavi edilen rahatsızlıklar içinde 5. sıradadır.
6) ABD ekonomisi her yıl teşhis ve tedavi masrafları ve işgücü kaybı sebebiyle 60-100 milyar dolar gibi bir ekonomik kayba uğramaktadır. (USA-National Center for Health Statistic 1990).
Bu kaybın ülkemiz için 10 milyar dolar (turizm gelirlerimizden fazla) olduğu tahmin edilmektedir.
7) MR da görülen fıtıkların ağrı mekanizması üzerine etkileri pek açık değildir.
Bel fıtıklarında sinir basısı sonucu kök ağrısının mekanizması açık değildir. Çoğu kez ameliyatlarda bile bu kök basısı bulunamaz. Ağrının tutulan kökün iltihaplanması sonucu oluştuğu konusunda fikir birliği vardır. Yaygın inanış ; disk içindeki jelimsi sıvının asitik yapısının sinirin dış zarı (dura) üzerine hasar verdiği yönündedir.
Başarılı bir ameliyat sonunda bile kalkmayan ağrılar (fail back surgery syndrome) gibi sebeblerle MR da görülen fıtıkların şikayetlerin gerçek sebebi mi sorusunu ön plana çıkarmaktadır.
8) MR sonucu görülen fıtıkların ne zaman oluştuğu belirlenememektedir.
9) Ayrıca yine yapılan araştırmalar ; hiçbir şikayeti ve ağrısı olmayan (asemptomatik) insanlarında (Dünya nüfusunun sadece %20 si ) MR görüntülerinde disk anormalitelerine %67 gibi ciddi bir oranda rastlandığını göstermektedir.

Yani ciddi fıtığı görünsede ,hiçbir şikayeti olmayan insanlar vardır.
O zaman , MR da görülen fıtığın mı ağrılara sebep olduğu sorusu akla gelmektedir.

Bu yüzden birçok uzmanın birleştiği nokta =

1) Bel fıtıklarının öncelikle ameliyatsız tedavi edilmesi , eğer başarı sağlanamıyorsa ve belirli kriterlerde mevcutsa en son çare olarak cerrahi tedavisi yapılması esastır.
2) Bel fıtığında tedavi edilmesi gerekenin MR görüntüsü değil ; hastanın kendisi (ve tabiki şikayetinin) olması gerektiğidir.
3) Ameliyat olan bel fıtığı hastalarına ; ameliyatın radikal bir tedavi yöntemi olmadığı , ilerde bir başka yerden başka bir bel fıtığı çıkma riskinin her zaman mevcut olduğu hatırlatılmalıdır. Bu nedenle bel fıtığı ameliyatı olan hastalarda mutlaka bel kaslarını güçlendirici egzersizler yapmalıdır.
4) ameliyat edildiği halde tekrarlayan ya da başka yerden çıkan bel fıtıklarında en fazla 4 ameliyat yapılır..Çünkü 4 diskin alınması sonucu % 40 hareket kaybı ortaya çıkar. 5. bir ameliyatın olması demek ; hastayı "yatalak hasta" haline getirmek anlamına gelir ki ; bunu hiç bir doktor yapmaz..
O nedenle bel fıtığı ameliyatları en fazla 4 kez yapılır.

Ayrıca tıpta hiç bir ameliyatın % 100 garantisi yoktur.

Garanti sadece ve sadece Allah a mahsustur.
bir saniye sonra kendisinin dahi ölüp ölmeyeceğini bilmeyen hiç bir doktor ; sizin yüzde yüz şifa olup olmayacağınızı , ilerde daha kötü olup olmayacağınızı , hangi hastalıkları geçireceğinizi , ne kadar yaşayacağınızı ve ne zaman öleceğinizi garanti edemez.
Garanti veren varsa , yalan söylüyor demektir.

ayrıca ameliyattan sonra tekrar mr çektirmenizin bir anlamı ve mantığı yoktur.

Çünkü MR ; bir tedavi yöntemi değil , yardımcı teşhis metodudur.
Sizde zaten MR çekilmiş bel fıtığı bulunmuştur.
Fizik tedaviden sonra tekrar bel MR ı çektirmeniz halinde , yine bel fıtığına ait izler görürsünüz... Bu izler hayat boyu kalıcıdır ve kati surette normal orjinal anatomik yapısına dönemez.

Keza , en ileri tıp teknolojilerinin tatbik edildiği amerika , japonya , batı avrupa ülkeleri gibi ülkelerde bel fıtığından ameliyat olsanız dahi ; ameliyattan sonra MR çekilmesi halinde bel fıtığına bağlı izler görüleceği gibi , ameliyata ait izlerde görülecektir.
zaten ameliyat sonu çekilen mr raporunda da aynı şeyler yazılıdır.

Yani , ister ameliyat olun , ister fizik tedavi olun ; MR görüntüsü kati surette değişmeyecek ve siz ölene kadar sizinle beraber kalacaktır. Bu izleri ortadan kaldırmanın imkanı ise bulunmamaktadır.

Ayrıca aynı MR ı mükerrer kez çekmek suretiyle vücudunuz gereksiz yere manyetik ışınlara maruz kalır.

MR ve tomografiler basit röntgen tetkiklerine kıyasla çok daha fazla şua yayarlar (50-200 kez daha fazla) ...
Amerikada önümüzdeki 20-30 yıl içinde ortaya çıkacak kanserlerin %1.5-2 sinin nedeninin ; gereksiz yere çekilen MR ve tomografiler olacağı yapılan detaylı araştırmalar sonucu tespit edilmiştir.

MR ve tomografinin bel ağrısı olan hastada ne zaman çekileceği , ne gibi zararları olduğuna dair yazdığım makaleyi ise ;
sitede ana sayfada ortada bulunan "haberler" bölümünün ilk haberinde okuyabilirsiniz.

Bel ağrılarını önlemek için ; iyi bir fizik tedavi görmeniz ve bazı hususlara dikkat etmeniz gerekmektedir.

Bel ağrılarını önlemek için öneriler:

1. Egzersiz ve beslenme:
•Bel ağrısı yapmayan aerobik egzersizler yapın.
•Aşırı kilolardan kaçının, eğer varsa aşırı kilolarınızı verin.

2. Uyurken:
•Yatınca şeklini değiştirmeyen bir yatak seçin.
•Yan yatarken sırtınıza binen baskıyı azaltmak için dizinizi bükün (diz probleminiz varsa bu şekilde yatmak dizinizde kontraktürlere sebep olabilir)
•Sırtüstü yatarken dizlerin altına küçük bir yastık koyun (şayet bir diz hastalığınız yoksa).

3. Otururken:
•Sandalyenizin arkalığında belinizdeki normal kavsi koruyabilecek bir destek bulundurun.
•Masaya yakın oturun ayağınızı yerle temas ettirin.
•Araba kullanırken pedallara kolay ulaşabilecek şekilde oturun.
•Kalçanız ile dizlerinizi aynı seviyede tutun.

4. Ayakta Dururken ve Yürürken:

•Uzun süre ayakta duracaksanız, sık sık ağırlığı bir bacaktan diğerine aktarın.
•Mutfakta uzun süre ayakta duracaksanız bir ayağınızın altına bir yükseklik koyun
•İşinizi kendinizi zorlamayacak bir yükseklik seviyesinde yapın.
•Dik durun.
•Ayaklardan birini alçak bir yere koyun.
•Bastığınız yerin sert zemin olmasına dikkat edin.
•Sportif, alçak topuklu ayakkabı giyin.
•Üç doğal kavsinizin hizasını bozmayın.
•Yürürken yük taşıyorsanız yükün hep aynı elinizde durmamasına dikkat edin. Her iki elde de yük varsa yükleri eşit olarak her iki ele verin.

5-Eğilirken, Yük Kaldırırken

•Profesyonel haltercilerin yaptığı gibi başınızı dik tutun, bel kavsinizi koruyun.
•Dizler ve kalçalarınızı kırarak eğilirseniz üç doğal kavsinizin hizasını korumuş olursunuz.
•Zeminin dengeli olmasına dikkat edin ve kaldıracağınız yüke yakın olun.
•Çömelin derin bir nefes alın ve nefesinizi tutarak (karın kaslarını bele destek olması için) yüke yapışın.
•Dönerken belinizi değil ayaklarınızı döndürün.
•Yükü göğsünüze yapıştırarak beldeki yükünüzü azaltın.
•Eğilerek değil çömelerek yükü yere koyun parmaklarınıza dikkat edin.
•Ayaklarınızın arasını biraz açın ve yükü her iki ayağa eşit dağıtın. Kaldıracağınız ağır yük omuz hizasından daha yüksek ise sağlam bir taburenin üzerine çıkarak yükü alın.

Benim size önerim ; bizzat konusunda çok iyi bir eğitim almış , deneyimli bir fizik tedavi uzmanına şahsen muayene olarak gerekli tedaviyi görmeniz olacaktır.

geçmiş olsun , acil şifalar dilerim.
 
 
   TV de Dr. Ümit HAZAR
   FİZİK TEDAVİ SİTESİ
   OSTEOARTRİT (KİREÇLENME)
   ÇOCUKLARDA DÜZ TABANLIK
   BEL FITIĞINDA AKUPUNKTURLA TEDAVİ
   BEL AĞRILARINDAN KORUNMA PRENSİPLERİ
   BEL FITIĞINDA AMELİYAT NİÇİN TAM SONUÇ VERMEZ?
   Lazer şifa dağıtıyor
   Omuz ağrısının sebebleri
   Bacak ve ayak uyuşma nedenleri
   Uyku hastalıkları
   Horlama
   Sporun zararları
   behçet hastalığı
   Kireçlenme (Dejeneratif artrit)
   Romatizma Nedir?
   ÇEKİÇ PARMAK (BEYZBOLCU PARMAĞI)
   ULNAR SİNİR SIKIŞMASI
   Egzersiz Kasları Nasıl Güçlendirir
   FİBROMYALJİ
   KABIZLIK
   ÇOCUK VE GENÇLERDE SKOLYOZ
   A dan Z ye İlkyardım
   BOYUN FITIĞI
   MENISKUS
Tümünü Görmek İçin Tıklayın