Kullanıcı Adı
   
   Şifre
   
     Üye Ol | Şifre ?
   
   
 
Kan grubunuz nedir ?
A Rh ( + ) , ( - )
B Rh ( + ) , ( - )
AB Rh ( + ) , ( - )
0 Rh ( + ) , ( - )
Kan grubumu bilmiyorum.
Bu ankete 62767 kişi katıldı.
Diğer Anketler
   
   Online Kullanıcı : 17
   Bugün : 10302
   Toplam : 8970260
   
 
Soru Bilgileri
 Soru No : 1314
 Kullanıcı : Gizli
 Tarih : 23 Ocak 2009 08:52:21
 Durum : Cevaplandı
Peniste Yanma

İyi günler hocam; benim sorunum tuvaletimi yaparken penisimin içinde yanma şeklinde olmayan bir acı ve penisimin iç tarafıda kızarmış durumda yardımınızı bekliyorum.İyi günler
Soru Cevabı
Peniste ve idrar yaparken yanma ve iç tarafta kızarma nedenleri şunlardır :

a) Üretrit
İdrar yaparken yanma, akıntı ve kaşıntı ile seyreden hastalık tablosudur. Akıntı açık renkli, iltihabidir. üretrit mikrobik veya mikrobik olmayan nedenlerle oluşabilir. Mikrobik nedenleri de Gonokokal üretrit ve Gonokok dışı üretrit olarak gruba ayırabiliriz:

- Gonokok dışı üretrit:
Hastalığa neden olan mikroorganizmalar; chlamydia trachomatis, ureoplasma urealyticum, trichomonas vaginalis, herpes simplex virus, mycoplasma genitalium dur. Mikroorganizmaların vucuda girişinden yaklaşık 10-21 gün sonra hastalık oluşur. Hastalık, ani bir başlangıç göstermez. Kademe kademe ilerler. Akıntı az miktarda, açık renkli ve suludur. idrar yaparken az miktarda yanma olur.

- Tanı:
- Gram boyama
- Akıntıdan kültür
- Nükleik asit probları
- ELİSA
- DFA
- PCR

- Tedavi:
Etkene yönelik tedavi yapılır. Genelde tek doz antibiyotik enjeksiyonu yeterlidir. Viruslar için antiviral ilaçlar kullanılır.


- Gonore (Bel Soğukluğu):
Cinsel yolla bulaşan, erkeklerde idrarda yangı, ve akıntı ile karekterize, kadınlarda ise genellikle yakınmasız seyreden mikrobik bir hastalıktır. Etken Neisseria gonorrhoeae dir. Etken mikroorganizma sadece insanlarda hastalığa yol açar. En sık karşılaşılan cinsel yolla bulaşan hastalıktır. Kadınlarda kısırlık ve PİD in en sık görülen nedenlerinden biridir. Sıklıkla 15-30 yaş arası erkeklerde görülür. Bulaşmada ana kaynak mikroorganizmanın bulaştığı kadınlardır. Mikroorganizma vücuda bulaştıktan 2-7 gün gibi kısa bir süre sonra hastalık oluşturur.
Erkeklerde yakınmalar olurken kadınlarda yakınmasız seyreder. Erkekte idrarda yangı ve akıntıya neden olur. Akıntı başlangıçta süte benzer, daha sonra yeşil renk alır. Bol ve iltihabi bir akıntı vardır. Kadınlarda adetler arası kanamalara yol açabilir. alt karın agrısı, iştahsızlık ve ateş vardır. Hastalıgın ilerlemesi neticesinde tüm cinsel organlar tutulabilecegi gibi kısırlıkta meydana gelebilir. Yaygın hastalıkta sıklıkla eklem iltihabı, göz iltihabı, deride iltihabi lezyonlar (içi iltihap dolu ufak şişlikler) görülür. Nadiren de anüs ve devamındaki bağırsak kısmında iltihap yapar.

- Tanı:
- Gram boyama: Penis, serviks, rektum , yutaktan alınan materyallerin boyanıp mikroskopta incelenmesi
- Kültür: Penis, serviks, rektum, yutaktan alınan materyalin besiyerine ekilip mikroorganizma nın çogaltılması.

- Tedavi:
Gonore antibiyotiklerle kolayca ve kısa sürede tedavi edilebilen bir hastalıktır. Hastanın eşinin ve beraber oldugu tüm partnerlerinin de tedavisi gerekir.
b) Genital Ülser - Adenopati Sendromu
Mikrobik yada mikrobik olmayan nedenlerle genital bölgede ülserler (yaralar) ortaya çıkabilir.

Mikrobik nedenler:
1- Genital Herpes
2- Sifiliz
3- Lenfogranüloma venereum
4- Donovanozis (granüloma inguinale)
5- Şankroid
Mikrobik olmayan nedenler:
1- Travma
2- Fiks ilaç döküntüsü
3- Kanserler
4- Aftöz ülser
5- Behçet hastalığı
6- Reiter sendrom

Cinsel ilişkiden dakikalar ve saatler sonra ortaya çıkan lezyonlar travmatik veya partnerin kullandığı, bölgesel kullanımı olan kimyasal maddelere bağlıdır. Mikroorganizma bulaştıktan 1-14 gün sonra hastalık oluşturuyorsa şankroid veya genital herpes, 1-3 hafta sonra hastalık oluşturuyorsa sifiliz, 4-12 haftada hastalık oluşturuyorsa genital siğiller akla gelmelidir. Yakın zamanda uzakdoğu Asya ve Afrika ya seyahat varsa şankroid veya lenfogranuloma inguinale düşünülmelidir. Genital herpes ve şankroide ağrı eşlik eder. Tekrarlayıcı ağrı genital herpeste olur.

1- Genital Herpes (Genital uçuk):
Etken mikroorganizma Herpes Simplex Virus Tip-2 dir. Bulaştıktan 2 gün sonra hastalık tablosunu oluşturur. Genital organlar çevresinde vezikül denen içi su ile dolu toplu iğne başı büyüklüğünde lezyonlar ve ülser denen yaralar yapar. Bu yaralardan akıntı olabilir. Genital bölgedeki bezelerde ağrılı şişliklere neden olur. Ağrılı seyreden bir hastalık tablosu vardır. Günümüzün en yaygın cinsel yolla bulaşan hastalığıdır.

Tedavisinde, bir grup antiviral ilaçlar ve yöntemler kullanılır.

2- Sifiliz : Hastalığa neden olan etken mikroorganizma treponema pallidum dur. Oluşturduğu hastalık tablosu erken evre ve geç evre sifiliz diye ikiye ayrılır. Erken sifiliz de kendi arasında 3 gruba ayrılır :
1- Primer sifiliz
2- Sekonder sifiliz
3- Erken geç evre sifiliz
Sifilizin ilk ve karekteristik lezyonu şankr dır. Şankr deride bir leke şeklinde başlar. Tedavisiz hastalarda 3-6 hafta içinde iyileşir. Şankr primer sifilizde görülür. Sekonder sifilizin en sık görülen bulgusu deri döküntüleridir. Diğer yakınma ve bulgular halsizlik, başağrıları, bogaz ağrısı, ateş, kas ağrıları, kilo kaybı, yaygın beze şişlikleri ve condyloma lata dır. Condyloma lata, anüs çevresinde görülen yüzeyden kabarık karnıbahar şeklinde döküntülerdir. Deri döküntüleri leke tarzında ve ciltten kabarık, kepeklidir. El ayası ve ayak tabanı dahil, vücudun her tarafını tutar. Saçlarda ve kaşların dış kenarlarında dökülmeler olabilir. Sifilizin bu evresinin süresi 4 yılı aşmaz. Serolojik testleri pozitif (müspet) olup şikayet ve bulgu vermeyen sifilize latent (sessiz) sifiliz denir.

- Tanı:
- Karanlık saha mikoskopisi: ülser tabanından kazınan materyal mikroskopta incelenir.
- Fluoresan antikor testi
- VDRL (venereal disease research laboratory): sifiliz taramasında kullanılan bir testtir.
- RPR(rapid plasma reagin): sifiliz taramasında kullanılan diger bir testtir.
- FTA-ABS(fluoresanlı treponemal antikor testi):sifilize özgü bir testtir.
- MHA-TP testi(mikrohemaglutinasyon testi): sifilize özgüdür.
VDRL ve RPR testleri tedavisiz sifiliz hastalarının tümünde pozitiftir (müspet). Tedavinin başarısı da bu 2 test ile takip edilir. FTA-ABS testi ile MHA-TP testi yaşam boyu pozitif kalır.

- Tedavi:
Sifiliz tedavisinde antibiyotikler kullanılır. Sifiliz birçok antibiyotiğe duyarlıdır ve günümüzde yaygın antibiyotik kullanımı nedeniyle hastalığın ileri evrelerine nadiren raslanılmaktadır. Tedavisi oldukça basit olmasına rağmen toplum sağlığı açısından önemini hala yitirmemiştir.

3- Şankroid (yumuşak şankr):

Hastalığı oluşturan etken Hemofilus Ducreyi dir. Tropikal ve subtropikal bölgelerde görülme sıklıgında artış olur. Afrikada en sık genital ülser nedenidir. Geneleve sık giden erkeklerde görülme oranı artış gösterir. Etken bulaşımdan 4-5 gün sonra hastalık tablosunu yaratır.
Klasik şankroid lezyonu yumuşak, ağrılı veya tabanı kırmızı bir halkayla çevrilmiş yüzeyel ülserli, içi iltihap ile dolu, küçük bir yaradır. Hastaların %50 sinde kasık bölgesindeki bezelerde şişlik meydana gelir.

- Tanı:
- Gram boyama: Ülser tabanından alınan materyal boyanıp mikroskopta incelenir.
- Labaratuvar tetkikleri
- Fizik muayene

- Tedavi:
Antibiyotik tedavisi uygulanır.

4- Lenfogranüloma Venereum (LGV):

Etken Chlamydia trachomatis tir. Tropikal ve subtropikal bölgelerde yaygındır. Hastalığın 3 evresi vardır.
Evre1: Papül denen içi dolu ufak şişlikler ve vezikül denen içi su dolu ufak şişlikler vardır. Akıntı vardır.
Evre2: Bölgesel bezelerde şişlik, ve hastalık için tipik olan Groove (oluk) işareti ortaya çıkar. Bezelerin üstündeki deri parlak kırmızı renktedir. Devamlı bir akıntı, ateş, bulantı, başağrısı, eklem ağrısı, kas ağrısı, birden fazla eklem iltihabı, karaciğer ve dalak büyümesi olur.
Evre3: Rektumda ağrı, dışkı yaparken ağrı ve zorluk, kanlı ve iltihabi akıntı ile karakterize tablo oluşur. Hastaların %25 inde bu tablo oluşur.

- Tanı:
- Hastalık bulguları
- Frei testi
- Kültür: yaralardan alına materyalıin besiyerlerine ekilerek etken m.o nın çogaltılması işlemidir.
- Mikro-IF testi

- Tedavi:
Antibiyotik tedavisi uygulanır.


5- Granüloma inguinale (Donovanoz):

Hastalığı yapan etken Calymmatobacterium granulomatosis dir. Tropikal ve subtropikal bölgelerde yaygındır. Devamlı ve agrısız ülserler vardır. Ülserlerin kenarı düzensiz, tabanı pembe veya koyu kırmızıdır. Kasık bölgesindeki bezelerde şişlik meydana gelir. Şişen lenf bezleri dışarı veya bitişik organlara iltihabi bir akıntıyla açılabilir (rektum, idrar kesesi, vagina).

- Tanı:
- Gram boyama.
- Tedavi: Antibiyotik tedavisi uygulanır.

Hastalığınızın tam olarak ne olduğunun belirlenebilmesi için bizzat bir üroloji uzmanına muayene olarak gerekli tetkikleri yaptırmanız gerekmektedir.
Geçmiş olsun.
 
 
   TV de Dr. Ümit HAZAR
   FİZİK TEDAVİ SİTESİ
   OSTEOARTRİT (KİREÇLENME)
   ÇOCUKLARDA DÜZ TABANLIK
   BEL FITIĞINDA AKUPUNKTURLA TEDAVİ
   BEL AĞRILARINDAN KORUNMA PRENSİPLERİ
   BEL FITIĞINDA AMELİYAT NİÇİN TAM SONUÇ VERMEZ?
   Lazer şifa dağıtıyor
   Omuz ağrısının sebebleri
   Bacak ve ayak uyuşma nedenleri
   Uyku hastalıkları
   Horlama
   Sporun zararları
   behçet hastalığı
   Kireçlenme (Dejeneratif artrit)
   Romatizma Nedir?
   ÇEKİÇ PARMAK (BEYZBOLCU PARMAĞI)
   ULNAR SİNİR SIKIŞMASI
   Egzersiz Kasları Nasıl Güçlendirir
   FİBROMYALJİ
   KABIZLIK
   ÇOCUK VE GENÇLERDE SKOLYOZ
   A dan Z ye İlkyardım
   BOYUN FITIĞI
   MENISKUS
Tümünü Görmek İçin Tıklayın