Kullanıcı Adı
   
   Şifre
   
     Üye Ol | Şifre ?
   
   
 
Kan grubunuz nedir ?
A Rh ( + ) , ( - )
B Rh ( + ) , ( - )
AB Rh ( + ) , ( - )
0 Rh ( + ) , ( - )
Kan grubumu bilmiyorum.
Bu ankete 62580 kişi katıldı.
Diğer Anketler
   
   Online Kullanıcı : 17
   Bugün : 1139
   Toplam : 8912616
   
 
Soru Bilgileri
 Soru No : 5840
 Kullanıcı : Gizli
 Tarih : 13 Ağustos 2011 17:56:19
 Durum : Cevaplandı
Beyincik Sarkması

Kolay gelsin iyi çalışmalar ve bizleri aydınlattığınız için ayrıca teşekkürler. 13 Nisan 2011 tarihinde beyincik sarkması tip1 bulgusuyla ameliyat oldum.

Ameliyat öncesi belirtiler: Sağ el parmaklarda sürekli karıncalanma, boyun ve omuz başlarında ağrı, denge bozukluğu, dikkatsizlik, mide bulantısı, iştahsızlık şiddetli adele ağrıları (Adele ağrıları sağ kol, omuz başı ve arka kısım ve boyun kısmında çok şiddetli bir şekilde ağrıyor sanki birileri kör testereyle etimi keser gibi bir ağrı vardı, ayakta duramıyor kendimi rahatlatmak için secde pozisyonuna geçiyordum.)

Ameliyat sonrası: Ameliyat eden cerrah kafa tasımdan kemik keseceklerini, orda biriken suyu alacaklarını ve eski yaşantıma devam edebileceğimi söyledi ameliyat beş saat sürdü. 2 ay 15 gün rapor süremden sonra ağrılarımın geçmediğini, sol kolumu kaldırıp başımın üstüne atamadığımı, nefes alırken bile ağrılarım olduğunu, sırt bölgemde omur ilik kısmında sabit bir ağrının olduğunu, Sırt üstü uzandığımda kısa bir süre sonra her iki elimin serçe ve yüzük parmaklarının uyuştuğunu, Yürürken sanki direksiyonunda boşluk olan bir araba gibi sağa ve sola ani geçişler gerçekleştiğini belirttim. Artık rapor yazamayacaklarını söylediler. İfade şu biçimdeydi "Sanki bir iki ay daha rapor yazsak iyileşecek misin?". Bu gün Pisikolog dan aldığım Seroquel 100 mg ve Fizik tedaviden bir doktorun yazdığı Lyrica 300*2 mg ilaçlarını kullanıyorum. Lyrica 150*2 mg bir ay boyunca kullandım ve hiç bir etkisini görmedim.
Durumumu ve gidişatımı kısaca anlattım size. EPİKRİZ Raporlarımda POSTOP KOMPLİKASYONU GÖRÜLMEYEN VE ŞİKAYETLERİ GEÇEN HASTA POSTOP 1.GÜN SERVİKAL KOLLOR İLE MOBİLİZE EDİLDİ. EK PROBLEMİ OLMADI. YARA YERİ PROBLEMİ YOKTU. KONTROL GRAFİSİ ÇEKİLDİ. HASTANIN YARA YERİ PROBLEMİ OLMAMASI, ŞİKAYETLERİNİN GEÇMESİ ÜZERE ÖERİLERLE TABURCU EDİLDİ. EK PROBLEMİ OLMADI. Deniyor. Yani şöyle yazmıyorlar " Bu hastanaye günlük 15 ameliyat oluyor yatak yerimiz yok hasta yerine biz bu yeri kafamıza göre doldurduk taburcu ettik :)". Ne yapmam gerekiyor hastağın gidişatı, sonucu nasıl olacak. Tedavi için nereye başvurabiliriz aydınlatabilirseniz çok sevinirim. Kusura bakmayın başınızı ağrıttım.
Soru Cevabı
beyincik sarkması yani tıptaki adıyla Chiari sendromu ;
beyincik , dördüncü ventrikül gibi beynin bazı bölümlerinin omurganın kafadan itibaren başladığı kafa tasının altında bulunan büyük delik olan foramen magnumdan dışarı fırlaması ve
fıtıklaşmasıdır. hemen hemen tüm spina bifidalı ( miyelomeningoselli) hastalarda bulunan gelişimsel bir hastalıktır.

Normalde bu delikten sadece omurilik çıkar…. aşağıya doğru sarkan beyinciğin omuriliği sıkıştırması sonucu beyin omurilik sıvısının dolaşımı bozulur. Sonuçta da, omurilikte ve hatta beyinde su toplanması meydana gelir. Bu, hastalığa yakalanan kişilerin sinirlerinde ciddi tahribatlar oluşur.

Merkezi sinir sisteminin en sık görülen 2. gelişimsel anomalisidir ve 1000 doğumda 1 görülür.

Hastalığın birçok tipi vardır.

Tip I. Burada fıtıklaşan kısım sadece beyinciğin tonsil denilen en alt kısmıdır.
Tip II. Sadece tosil değil 4. ventrikül ve beyin sapı da fıtıklaşmıştır.
Burada beraberinde belde veya sırtta omurilik ve katlarının kapanmamasına bağlı problemler de vardır (myelodisplazi).
Tip III. Burada beynin kist şeklinde aşağı fıtıklanması söz konusudur.
Tip IV. bu tipde beyinciğin tamamı veya bir kısmı yoktur…çok ağır ve ölümcül bir tiptir ve nadiren ortaya çıkar.

Bu anormalliklerle beraber ;
1-beyinde ekstra kıvrımlar
2- kafa tabanı kemiklerinde yukarı doğru omurga ile kubbeleşme
3- boyun kemiklerinde doğuştan kaynama da olabilir..

Hastalar doktora,
-başın arka kısmında ağrı, başağrısı
-öksürükte ve hapşırmada baş arkasında ağrı,
-kollarda uyuşma ve karıncalanma,
- omuz başlarında ağrı,
-ense, eller ve kollarda elektriklenme
-dengesizlik
- Koordinasyonsuzluk
- Beyincik problemleri
- görme bozulması
-Göz hareketlerinin bozulması
- Yutma ve konuşma problemleri
- Düşme atakları
- Kas sertliği
-Duyu anormallikleri (ağrı ve ısı duyusunun kaybı)
--nefes almada zorluk,
-gece horlama gibi şikayetler ile başvurur.

Tedavisine gelince…

Tedavi tamamen hastalığın tiplerine , daha doğrusu hastanın şikayet ve bulguların şiddetine bağlıdır.

1. tipte eğer herhangi bir şikayet yoksa ve şans eseri bulundu ise bir şey yapmaya gerek yoktur. Şikayetler geçici ve tekrarlamıyorsa bir süre takip edilir.

2. ve 3. tipte şikayetler mutlaka olur.
İlaç tedavisinin çok zor olduğu bu tiplerde ekseriya cerrahi müdahale gerekebilir.

2. tipte eğer hastalığın şiddeti hafif ise ; ameliyat sonrasında hastalar 15 günde normal hayatına devam eder ve ciddi düzelmeler olur.
ağır tiplerde ise şikayetler geçmez..bu durumda devreye fizik tedavi girer..

3. tipte eğer hastalığın boyutu şiddetli ve ağır ise ; hastalığın ve ameliyatın riski fazladır.. felçten ölüme kadar gidebilir.
ameliyat sonunda bacaklarda yeni kuvvetsizlik gelişmesi, ayaklara şekil bozukluğu veya sırtta eğrilik belirmesi, idrar durumunun daha da bozulması veya ürodinaminin bozulması gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Çünkü bu tip ameliyatlarda dokular her zaman çok net seçilemez ..O nedenle bu ameliyatlar genellikle çoğu kez istenmeyen birçok kötü sonuçlara ve yan etkilere yol açmaktadır.
Maalesef bu hasarlı operasyonlarla ilgili olarak henüz bir gelişme kaydedilememiştir..

O nedenle bu tip ameliyatlar her cerrahın yapacağı ameliyatlar olmadığı gibi , yapan cerrahlarında pek gönüllü olmadığı , istemediği ameliyatlardandır.

Yapanlarda ekseriya deneme yapmak , tecrübe kazanmak ve yanılma - öğrenme amacıyla hastayı denek olarak kullanmak suretiyle ameliyat ederler....veyahutta performansa dayalı maaş uygulaması nedeniyle döner sermayeden daha fazla para kazanmak için ameliyat ederler..
biz buna halk dilinde " ne kadar ekmek , o kadar köfte " diyoruz..
o hesap..

Tedavi sonrası zaten tamamen iyileşme olmaz.
Ameliyatlar çoğu zaman mevcut durumu korumak ve daha fazla problem çıkmasını önlemek için yapılır. Ameliyatlarla veya bazı tedavi yöntemleri ile bu hastaların yaşamları mümkün olduğunca normale yakın hale getirilmeye çalışılır. Tamamen sağlıklı biri haline gelemeseler de bağımsız yaşayabilmeleri mümkündür.

4. tipte yani en ağır olan tipte ise hiç bir ameliyatın yeri yoktur….Bu hastalar fazla yaşamaz ve hızla ölüme gider.

Benim size önerim ; bizzat konusunda çok iyi bir eğitim almış , deneyimli bir fizik tedavi uzmanına şahsen muayene olarak gerekli tedaviyi görmeniz olacaktır.

geçmiş olsun , acil şifalar dilerim.
 
 
   TV de Dr. Ümit HAZAR
   FİZİK TEDAVİ SİTESİ
   OSTEOARTRİT (KİREÇLENME)
   ÇOCUKLARDA DÜZ TABANLIK
   BEL FITIĞINDA AKUPUNKTURLA TEDAVİ
   BEL AĞRILARINDAN KORUNMA PRENSİPLERİ
   BEL FITIĞINDA AMELİYAT NİÇİN TAM SONUÇ VERMEZ?
   Lazer şifa dağıtıyor
   Omuz ağrısının sebebleri
   Bacak ve ayak uyuşma nedenleri
   Uyku hastalıkları
   Horlama
   Sporun zararları
   behçet hastalığı
   Kireçlenme (Dejeneratif artrit)
   Romatizma Nedir?
   ÇEKİÇ PARMAK (BEYZBOLCU PARMAĞI)
   ULNAR SİNİR SIKIŞMASI
   Egzersiz Kasları Nasıl Güçlendirir
   FİBROMYALJİ
   KABIZLIK
   ÇOCUK VE GENÇLERDE SKOLYOZ
   A dan Z ye İlkyardım
   BOYUN FITIĞI
   MENISKUS
Tümünü Görmek İçin Tıklayın