Kullanıcı Adı
   
   Şifre
   
     Üye Ol | Şifre ?
   
   
 
Kan grubunuz nedir ?
A Rh ( + ) , ( - )
B Rh ( + ) , ( - )
AB Rh ( + ) , ( - )
0 Rh ( + ) , ( - )
Kan grubumu bilmiyorum.
Bu ankete 68067 kişi katıldı.
Diğer Anketler
   
   Online Kullanıcı : 31
   Bugün : 7733
   Toplam : 10635332
   
 
Soru Bilgileri
 Soru No : 6856
 Kullanıcı : Gizli
 Tarih : 20 Ocak 2012 01:01:49
 Durum : Cevaplandı
sakroiliak eklem mr

KLİNİK BİLGİ: sol sakroialk eklemde daralma ve düzensizlik. sakroilit?

koronal oblik TSE T1,tırm, transvers FS TSE T1, TSE T2, koronal oblik diffüzyon; IVKM sonrası koronal oblik FS TSE T1 ağırlıklı sekanslar elde olunmuştur.

görüntü alanına giren bilateral iliak kanatların, sakrumun kortikal bütünlüğü korunmuştur. medüllar kompartmanda patolojik sinyal değişikliği saptanmadı. bilateral sakroiliak ekleme komşu iliak yüzlerde daha belirgin olan skleroz görünümü izlenmiş olup kronik sakroileik açısından şüpheli bulunmuştur. bilateral sakroiliak eklemlerde sıvı görünümü saptanmadı. akut sakroileit ile uyumlu ödem izlenmedi.

uterusta birkaç adet en büyüğü 18mm çapında olmak üzere myom ile uyumlu hipointens lezyonlar dikkati çekti.

SONUÇ:
bilateral sakroiliak ekleme komşu iliak yüzlerde solda daha belirgin olan skleroz ile uyumlu sinyal kaybı.
myoma uteri.


merhaba hocam,
bu mr sonucundan hiç bir şey anlamıyorum ve doktorlar da istediğim cevapları vermiyor. bana tam olarak sorunun ne olduğunu açıklayıp tedavi hakkında bilgi verirseniz çok sevinirim.
şimdiden teşekkürler.
Soru Cevabı
tetkikinize göre sizde :

1- sol tarafta daha fazla olmak üzere her iki tarafta tıpta " sakroileitis" dediğimiz bir rahatsızlık ile
2- myoma uteri dediğimiz rahimde bulunan iyi huylu bir tümör mevcuttur..

Sakroileitis ; leğen kemikleri arasında bulunan sakroiliak eklemin iltihabı anlamına gelmektedir.

Bir tanı veya hastalık değildir. bazı romatizmal hastalıklarda görülen radyolojik bir bulgudur.
Ankilozan spondilit gibi iltihaplı romatizmal hastalıklarda görülebileceği gibi ; burusella ve tüberküloz gibi mikrobik hastalıkların seyri sırasında da görülebilir.
genellikle ; Kronik bir hastalığın belirtisi ve habercisidir..

sakroileit ; özellikle iltihaplı seronegatif romatizmal hastalıklarda görülen çok tipik bir röntgen bulgusudur.

Özellikle " ankilozan spondilit " adı verilen iltihaplı , ilerleyici , kronik ve sistemik romatizmal hastalığın tanı kriterlerinden birisidir.

Sakroileit radyolojik olarak 5 aşamada değerlendirilir.
1) Grade 0 : normal
2) Grade 1 : şüpheli
3) Grade 2 : minimal sakroileit
4) Grade 3 : orta derecede sakroileit
5) Grade 4 : ankiloz

film sonuçlarınızda sakroileit’in grade-2 -3 aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.

eğer :
1) 40-45 yaşından önce başlamış bel ağrısı varsa,
2) Sinsi başlangıç mevcutsa ,
3) Kronik seyirliyse (en az 3 aydır devam ediyorsa )
4) Sabahları ve uzun istirahat sonrası belde 1 saatten fazla süren tutukluk varsa ,
5) Egzersiz ve hareketle tutukluğu azalıyorsa ;

Benim size önerim ; konusunda iyi bir eğitim almış , deneyimli bir fizik tedavi uzmanına bizzat muayene olarak gerekli tedaviyi yaptırmanız olacaktır.

myoma uteri ye gelince....

Myomlar , rahimdeki myometrium tabakasını oluşturan düz kaslardan köken alan iyi huylu tümörlerdir.
Sadece kas hücresi içermezler. Aslında myom daha gerçekçi bir tanımla bağdokusu tarafından bir arada tutulan düz kas hücreleridir.
Büyüklükleri toplu iğne başından karpuz büyüklüğüne kadar değişkenlik gösterir.
Kadın pelvisinde en sık görülen tümördür. İyi tarafı hemen her zaman iyi huylu olması ve kansere dönme olasılığının ihmal edilebilecek kadar düşük olmasıdır. Hastaların %75 i kendisinde myom olduğundan dahi habersizidir. Kötü tarafı ise her 4-5 kadından birinde ortaya çıkmasıdır.

Büyüklüklerinin çok değişken olması nedeni ile bu oranın aslında gerçeği yansıtmadığı, dikkatli bir inceleme yapılacak olursa myom görülme sıklığının %80 den daha fazla bulunacağı ileri sürülmektedir.
Tek bir tane olabileceği gibi sayılamayacak kadar çok da olabilir.Her bir myom kitlesine myom çekirdeği ya da myom nüvesi adı verilir.Genelde birden fazla sayıda olma eğilimindedir.Myomlar sıklıkla 30-40 yaşlar arasında ortaya çıkar ve replasman tedavisi almayanlarda menopoz sonrası küçülür. Ergenlik öncesi görülmesi son derece nadirdir.

Myomlar genelde birden fazla sayıda olma eğilimindedirler. Bazen tek bir myom nüvesi belirgin derecede büyüyebilir ve çok büyük boyutlara ulaşabilir. Bu gibi hastalarda da büyük olasılıkla bir kaç milimetrelik bile olsa başka myom nüveleri de mevcuttur. Myomlar rahimde büyümeye neden olurlar. Myomlu bir rahimin büyüklüğü ifade edilirken gebelik cesameti tanımı kullanılır. Gebelik sırasında hangi haftada rahimin ne kadar büyüdüğü bilindiği için myomlu bir rahimin muayenesinde de bu bilgiden yararlanılır ve rahim büyüklüğü örneğin 10 haftalık ya da 14 haftalık gebelik cesametinde şeklinde tanımlanır.

En sık görülen pelvik kitle olmasına rağmen hiç kimse myomların neden ve nasıl ortaya çıktığına açıklayamamıştır. Bazı kadınlarda hiç görülmez iken bazı kadınlarda sürekli yeni myomların çıkma nedeni de belirsizdir.

Nedenleri tam olarak bilinmese de pek çok hekim bu kitlelerin kadınlık hormonu olan östrojen etkisi ile geliştiğine inanırken azımsanamayacak sayıda başka bir grupta östrojen ile ilgili olmadığını düşünmektedir.

Myom hakkında bilinen gerçekler şunlardır :

1-Ergenlik öncesinde vücut henüz östrojen salgılamazken görülmezler .
2- Östrojen içeren doğum kontrol hapları gibi ilaçların etkisi ile büyürler.
3-Vücudun fazla miktarda östrojen ürettiği gebelik esnasında hızlı büyüme gösterirler.
4- Östrojenin azaldığı ve hatta tamamen yok olduğu menopoz sonrası dönemde küçülürler.
5- Menopoz sonrası yeni myom çıkması son derece nadirdir.
6- Dışarıdan östrojen alan kadınlarda büyürler.
7- Myomlar yüksek düzeyde östrojen bulunduran kadınlarda gelişse de laboratuvar bulguları myomu olan kadınların birçoğunda östrojen düzeylerinin normal olduğunu göstermektedir. Bu nedenle myom gelişiminde büyük olasılıkla östrojen tek sorumlu değildir.

Jinekolojik muayene esnasında en sık fark edilen tümörler myomlardır. başka bir nedenle karın boşluğunun açıldığı ameliyatlar sırasında da kolaylıkla fark edilebilirler.Ancak pek çok myom başka bir nedenden dolayı yapılan muayene esnasında şans eseri fark edilir ya da daha sık rastlanılan şekilde hiçbir zaman farkına varılmaz.

Son 20 yıldır yaygın şekilde kullanılan ultrasonografi myomlardaki en önemli tanı aracıdır. Yumurtalıklara yakın bulunan myom nüveleri over tümörleri ile karıştırılabilir.

Myomların çoğu belirti vermemesine rağmen %25 vakada bazı şikayetler yaratır.

Bunlardan en sık görüleni
1- aşırı ve anormal vajinal kanama,
2- ağrı ve
3-karın şişliğidir.

Tedavisine gelince…

Myomlarda tedavi gerektiren durumlar şunlardır:

1-Kanama: Tedavi, özellikle de cerrahi tedavi için en önemli sebep anormal kanamalardır. Eğer adetler çok fazla ve pıhtılı oluyor ise bu durum anemiye yol açacağından mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
2-Ani büyüme: Kontrol altındaki myomun aniden büyümeye başlaması özel ilgi gerektiren bir durumdur. Eğer bu büyüme menopozdan sonra olmuş ise mutlaka araştırılması gerekir. Bu durumda hekim altta yatan kötü huylu bir hastalık olmadığını teyid etmelidir. Bu amaçla küretaj yapılabilir. Myomlardaki ani büyüme sadece kansere bağlı olarak gelişmez. Gebelik ve myom içine kanama gibi durumlar da büyümeden sorumlu olabilirler.

3-Ağrı ve bası bulguları: Eğer bu belirtiler dayanılamaz düzeylere ulaşır ise tedavi gerekli hale gelmiş demektir.

4-Myomun yeri: Bazen myom nüvesi ya da nüvelerinin lokalizasyonu cerrahi olarak çıkartılmalarını gerektirir.

Myom tedavisinde diğer tedavi yaklaşımları arasında myom çekirdeklerini çıkarmadan, laser ile yakmak, sıvı nitrojen ile dondurmak, hormon baskılayıcı ilaç kullanarak küçülmelerini sağlamak sayılabilir.

Hülasa ; bizzat bir kadın doğum uzmanına muayene olarak gereken tedaviyi görmeniz gereklidir.

Geçmiş olsun , acil şifalar dilerim.
 
 
   TV de Dr. Ümit HAZAR
   FİZİK TEDAVİ SİTESİ
   OSTEOARTRİT (KİREÇLENME)
   ÇOCUKLARDA DÜZ TABANLIK
   BEL FITIĞINDA AKUPUNKTURLA TEDAVİ
   BEL AĞRILARINDAN KORUNMA PRENSİPLERİ
   BEL FITIĞINDA AMELİYAT NİÇİN TAM SONUÇ VERMEZ?
   Lazer şifa dağıtıyor
   Omuz ağrısının sebebleri
   Bacak ve ayak uyuşma nedenleri
   Uyku hastalıkları
   Horlama
   Sporun zararları
   behçet hastalığı
   Kireçlenme (Dejeneratif artrit)
   Romatizma Nedir?
   ÇEKİÇ PARMAK (BEYZBOLCU PARMAĞI)
   ULNAR SİNİR SIKIŞMASI
   Egzersiz Kasları Nasıl Güçlendirir
   FİBROMYALJİ
   KABIZLIK
   ÇOCUK VE GENÇLERDE SKOLYOZ
   A dan Z ye İlkyardım
   BOYUN FITIĞI
   MENISKUS
Tümünü Görmek İçin Tıklayın