Kullanıcı Adı
   
   Şifre
   
     Üye Ol | Şifre ?
   
   
 
Kan grubunuz nedir ?
A Rh ( + ) , ( - )
B Rh ( + ) , ( - )
AB Rh ( + ) , ( - )
0 Rh ( + ) , ( - )
Kan grubumu bilmiyorum.
Bu ankete 69185 kişi katıldı.
Diğer Anketler
   
   Online Kullanıcı : 34
   Bugün : 1646
   Toplam : 11004310
   
 
Soru Bilgileri
 Soru No : 6857
 Kullanıcı : Gizli
 Tarih : 20 Ocak 2012 10:12:37
 Durum : Cevaplandı
mr sonucu

merhaba dr bey,
ben annemin mr sonucunu yazdim asagida size; bana degerlendirirseniz sevinirim.. sag kolunda agri ve her iki kolda uyusma sikayeti var.. hemsireyim mr da yazilanlar beni kaygilandirdi.. sadece agir tasidigi zaman artan bir agrisi var.. haftada bir kes agri kesici kullanmak ihtiyaci duyuyor.. simdiden tesekkur ederim..

servikal lordoz düzleşmiştir. servikal vertebra corpus yükseklikleri ve kortikomedüller sinyal intensite dağılımları tabiidir. vertebra korpus köşelerinde osteofitik dejeneratif sivrileşmeler mevcuttur. korpus end- platelerinde küçük schmorl nodül impresyonları mevcuttur. T 1 vertebra corpusunda T 1 sekansta hipo-hiper, T2 sekaNsta hiperintens olarak izlenen fokal sinyal değişim alanı mevcuttur. ( atipik hemangiyon ile uyumlu olabileceği gibi diğer lezyonların ekartasyonu açısından özellikle primer malignite varlığında STIR sekans kontranslı inceleme ya da sintigrafik kontrole uygun olacaktır)

servikal intervertebral eklem aralıkları tabiidir.
servikal intervertebral disklerin sinyal intersitesi T2 A sekansta dejenerasyona sekonder azalmıştır.
C3-4 diskinde santral protrüzyon izlenmiş olup, spinal kordu indente etmektedir.
C4-5 diskinde santarl protrüzyon izlenmiş olupi, anterior subaraknoid mesafeyi daraltmaktadır
C5-6 diskinde geniş tabanlı santral protrüzyon bulguları izlenmiş olup anterior subaraknoid mesafe daralmakta spinal korda yakın komşuluk göstermektedir
C6-7 diskinde santral protüzyon bulguları izlenmiş olup, anterior subaraknoid mesafeyi daraltmakta spinal korda komşuluk göstermektedir. ayrıca bu düzeyde protrüde komponenti sol nöral foramene de uzanım gösterdiği ve sol nöral foromen giriminde kısmen daraltı dikkati çekmektedir
kranioservikal bileşke anomanisi saptanmamıştır. servikal ve üst dorsal spinal kord serbest izlenmekte ve kord içi patolojik sinyal intensite değişikliği izlenmemektedir. servikal faset eklemeler, paravertebral kas ve yumuşak doku oluşumları doğaldır.
Soru Cevabı
mr tetkikine göre annenizin boynunda :
1- değişik büyüklüklere ve değişik hasarlara neden olan 4 adet boyun fıtığı
2- boyunda düzleşme
3- kireçlenmeler
4- hemangiom
5- schmorl nodülleri mevcuttur.

kısaca boyun anatomisi hakkında bilgi vereyim.

boyunda 7 adet omur cismi bulunur.
Yapıları itibarıyla bel omurlarından tek farkları, daha küçük olmalarıdır. Her omurga arasında yastıkçık dediğimiz kıkırdaklar mevcuttur. Bu kıkırdak yapının yırtılarak , omurga içinde seyreden omurilik veya kola dağılan sinirlere baskı yapması donucu oluşan hastalığa boyun fıtığı denir. boyun omurlarına tıpta "cervikal vertebralar " denir ve kısaca Cervikal kelimesinin baş harfi olan "C " ile numaralandırılır.

boyun fıtıkları ;
1) C 3-4 ( 3. ve 4. boyun omurları arasında ) ,
2) C 4-5 ( 4. ve 5. boyun omurları arasında ) ,
3) C 5-6 ( 5. ve 6. boyun omurları arasında ) ve
4) C 6-7 ( 6.ve 7. boyun omurları arasında ) bulunmaktadır.

annenizin boynunda bulunan bütün boyun fıtıkları ; önlerinden geçen sinir damarlarına değişik derecelerde bası yapmak suretiyle ezdiği için , önemli ve ciddi fıtıklar olup ameliyatsız olarak tedavi edilmelidir..

boyun ; anatomik yapısı itibarıyla çok narin ve tehlikeli bir bölgedir. boyunda 7 adet omur bulunduğundan sağ ve sol tarafta toplam 14 adet boyun fıtığı çıkış yeri mevcuttur.

bu durumda 4 adet fıtık cerrahi olarak alınsa bile ilerde geri kalan 10 farklı yerde başka bir boyun fıtığı çıkma riski büyüktür.

Bu nedenden dolayı , sanılanın tam aksine boyun fıtığı ameliyatları radikal % 100 netice veren ameliyatlar değildir.

Çünkü 14 adet boyun fıtığı çıkış yeri bulunmaktadır. Bunlardan biri alınsa , geriye 13 tane daha boyun fıtığına aday yer var demektir.
Nitekim boyun fıtığından 2-3 kez ameliyat olduğu halde , ilerde tekrar boyun fıtığı olan insanlarla karşılaşabilirisiniz. İşte bunun nedeni budur.
Boyun fıtığı ameliyatları diğer ameliyatlara benzemez. Apandektomi ameliyatı sadece 1 kez olur. safra kesesi ameliyatı da sadece 1 kez olur. Çünkü bir insanda bildiğiniz gibi , bir tane apandix , bir tane safra kesesi bulunur. Bunlar radikal çözüm getiren ameliyatlardır. Oysa , normal bir insanda 14 adet boyun fıtığı çıkış yeri olduğu için , boyun fıtığı ameliyatları radikal sonuç getirmeyen ve ilerideki dönemlerde bir dizi komplikasyonuda beraberinde getiren ameliyatlardır.

özetle ; sanılanın tam aksine boyun fıtığı ameliyatları radikal % 100 netice veren ameliyatlar değildir. Çünkü 14 adet boyun fıtığı çıkış yeri bulunmaktadır. Bunlardan biri alınsa , geriye 13 tane daha boyun fıtığına aday yer var demektir.

ayrıca boynun son derece dar ve tehlikeli bir anatomik yapısı olduğunu belirteyim

Amerika ve Kanada da boyun ve bel fıtığı ameliyatları 4 seneden beri çok kısıtlı olarak , ancak çok belirgin bazı şartlar meydana geldiğinde yapılmaktadır.
Fakat , ne yazıkki ülkemizde medyanında bilinçsizce yaklaşması neticesi peynir ekmek satılır gibi her yerde herkese boyun ve bel fıtığı ameliyatları yapılmaktadır.
Günümüzde bel ve boyun fıtıklarına genel yaklaşım ; MR daki görüntü ne olursa olsun ameliyat dışı, konservatif tedavilerin uygulanması ve şikayetlerin ortadan kaldırılmasıdır.

Konservatif tedavilerin cevap vermediği ve hastanın şikayetlerinin ciddi oranda artığı durumlarda ameliyata gidilmektedir.

Günümüzde ameliyatla sonuçlanan vakalarda ciddi olarak düşmektedir. örneğin İngiltere de bu oran binde sekizlere kadar düşmüştür.
Ameliyatlarda da şikayeti kaldırma oranı oldukça düşük kalmaktadır. Sıkça tartışılan ; ameliyat sonrası şikayetlerin geçmediği veya daha da arttığı "başarısız bel ameliyatı sendromu (fail back surgery sydrome)" çok ciddi oranlarda görülmektedir.

Bazı araştırmalar ise ; ameliyat olsun veya olmasın şikayetlerin tekrarlama şansının 1,5 -2 yıllık dönemde aynı olduğunu göstermektedir. Yine bazı araştırmalar ; konservatif tedavilerin başarı oranlarının ameliyatlarla aynı olduğu bildirmektedir.

Yerli , yabancı tıbbi araştırmalar ; fıtıkların başarılı geçen konservatif tedaviler sonrasında sinire baskıların azaldığını , böylelikle ameliyatsızda boyun fıtıklarının tedavi edilebileceğini göstermektedir.
Eğer şikayetler ameliyat tedavilerle kalkıyor ve kısa sürede (bir ağrı kesici gibi birkaç saat sonra) geri dönmüyorsa tedavi başarılı olmuş demektir.
Esasen ; boyun fıtıklarının öncelikle ameliyatsız tedavi edilmesi , eğer başarı sağlanamıyorsa ve belirli kriterlerde mevcutsa cerrahi tedavisi yapılması esastır.

boyun ve bel fıtıklarında bilinmesi gereken bazı gerçekler :

1) Bel ve boyun ağrıları ; nerdeyse insanlık tarihi kadar eski ve yaygın problemlerden biridir. Kutsal kitaplarda ve hipokrat`ın yazılarında bile yer almaktadır.
2) Günümüzde dünya nüfusunun %70-80 yaşamının herhangi bir döneminde en az bir kere boyun veya bel ağrısı çektiği saptanmıştır.
3) ABD de nezleden sonra en çok doktara gitme sebebi ; boyun veya bel fıtığıdır.
4) boyun ve bel ağrıları 45 yaş altı bireylerde en çok sakatlık nedenidir.
5) Türk milletinin %60.4 nün boyun ve bel ağrısı şikayeti olduğu ve kadınlarda daha fazla görüldüğü saptanmıştır. boyun ve bel ağrıları ameliyat sebebi olarak 3 sırada ve en çok hastanede yatarak tedavi edilen rahatsızlıklar içinde 5. sıradadır.
6) ABD ekonomisi her yıl teşhis ve tedavi masrafları ve işgücü kaybı sebebiyle 60-100 milyar dolar gibi bir ekonomik kayba uğramaktadır. (USA-National Center for Health Statistic 1990).
Bu kaybın ülkemiz için 10 milyar dolar (turizm gelirlerimizden fazla) olduğu tahmin edilmektedir.
7) MR da görülen fıtıkların ağrı mekanizması üzerine etkileri pek açık değildir.

boyun ve bel fıtıklarında sinir basısı sonucu kök ağrısının mekanizması açık değildir. Çoğu kez ameliyatlarda bile bu kök basısı bulunamaz. Ağrının tutulan kökün iltihaplanması sonucu oluştuğu konusunda fikir birliği vardır. Yaygın inanış ; disk içindeki jelimsi sıvının asitik yapısının sinirin dış zarı (dura) üzerine hasar verdiği yönündedir.
Başarılı bir ameliyat sonunda bile kalkmayan ağrılar (fail back surgery syndrome) gibi sebeblerle MR da görülen fıtıkların şikayetlerin gerçek sebebi mi sorusunu ön plana çıkarmaktadır.
8) MR sonucu görülen fıtıkların ne zaman oluştuğu belirlenememektedir.
9) Ayrıca yine yapılan araştırmalar ; hiçbir şikayeti ve ağrısı olmayan (asemptomatik) insanlarında (Dünya nüfusunun sadece %20 si ) MR görüntülerinde disk anormalitelerine %67 gibi ciddi bir oranda rastlandığını göstermektedir.

Yani ciddi fıtığı görünsede ,hiçbir şikayeti olmayan insanlar vardır.
O zaman , MR da görülen fıtığın mı ağrılara sebep olduğu sorusu akla gelmektedir.

Bu yüzden birçok uzmanın birleştiği nokta =

1) boyun fıtıklarının öncelikle ameliyatsız tedavi edilmesi , eğer başarı sağlanamıyorsa ve belirli kriterlerde mevcutsa en son çare olarak cerrahi tedavisi yapılması esastır.
2) boyun fıtığında tedavi edilmesi gerekenin MR görüntüsü değil ; hastanın kendisi (ve tabiki şikayetinin) olması gerektiğidir.
3) Ameliyat olan boyun fıtığı hastalarına ; ameliyatın radikal bir tedavi yöntemi olmadığı , ilerde bir başka yerden başka bir yerde yine fıtık çıkma riskinin her zaman mevcut olduğu hatırlatılmalıdır. Bu nedenle boyun fıtığı ameliyatı olan hastalarda mutlaka boyun kaslarını güçlendirici egzersizler yapmalıdır.

ayrıca C5-6-7 ; boyun hareketlerinin % 80 ninden sorumlu olan çok kritik ve dar bir anatomik bölgede kalan bir yerdir.
dolayısıyla bu bölgede yapılacak her türlü cerrahi müdahale riskli ve tehlikelidir.

özetle ; boyun fıtıklarında cerrahi tedavinin garantisi olmadığını ve ilerde tekrar boyun fıtığı olma riskinin mevcut olduğunu belirtmek isterim.

Boyun düzleşmesinin ( cervikal lordoz düzleşmesi ) ne demek olduğunu açıklayayım…

İnsan omurgası, kafa tasının altından kuyruk sokumunun bitimine kadar, toplam 33 adet omurdan ve aralarında disk denilen kıkırdaklardan oluşur. Yandan bakıldığında boyun, sırt ve bel bölgesi hepsi bir arada ;omurgada S harfine benzeyen bir şekil meydana getirir.
Müstakil bakıldığında ise;
boyun bölgesinde öne bakan "C " harfi ,
sırt bölgesinde arkaya bakan " C" harfi ,
bel bölgesinde ise ; boyunda olduğu gibi yine öne bakan "C " harfi şeklinde tatlı bir yuvarlanma görülür..
bu durum ; normal anatomik yapıdaki her insanda görülen bir durumdur.

tıpta boyun bölgesine cervikal , bel bölgesine lomber bölge denir.
dolayısıyla normalde boyunda olan öne doğru yuvarlanmaya cervikal lordoz , bel bölgesindeki öne doğru yuvarlanmaya ise lomber lordoz adı verilir.
Boyun, 7 adet omurdan ve aralarındaki disklerden oluşmaktadır. dediğim gibi ,bu yapılar yandan açıklığı öne bakan bir eğilim gösterir.

ancak ; kireçlenme , boyun fıtığı , travmalar , sinir damarlarında sıkışma , yanlış yastık kullanım gibi bazı durumlarda , boyun kaslarının kasılması neticesinde boyundaki bu konveks tipteki yapı bozularak, düz bir hale gelir. yandan bakıldığında boyun omurları bir cetvel gibi dümdüz görünür…. bu görüntüye "cervikal lordoz düzleşmesi " veya " boyun düzleşmesi " denir.

boyun düzleşmesi ( cervikal lordoz düzleşmesi ) tek başına bir hastalık değildir. boyunda meydana gelen bazı hastalıklar sonucu ortaya çıkan klinik ve radyolojik bir belirtidir.

MR raporunuzda ayrıca kireçlenme ile ilgili belirtiler varsa da; bunlar boyun fıtıkları gibi fazla önem arz etmez.. Çünkü yaş , bünye ve bulunulan ortama bağlı olarak hemen herkeste zaman içinde ortaya çıkan belirtilerdir.

hemanjiom konusuna gelince...

Bunlar radyolojik deyimlerdir ve lezyondan geçen kan akımının hızını ve atar ve toplar damarlar arasındaki şant oranını belirtir..
vasküler orijinli tümör demek olan hemanjiomlar çocukluk çağının en sık rastlanan iyi huylu tümörleridir. kötü huylu bir kanser değildir. Tüm iyi huylu tümörlerin % 7 sini oluştururlar. doğuştan meydana gelirler...ve tehlikeli değildir.

Schmorl nodüllerine gelince...

Schmorl nodülleri doğuştan oluştuğuna inanılan omurgadaki bölgesel çökmeler ve aşınma alanlarıdır. Genelde sorun oluşturmazlar. Bazı durumlarda kısa süreli bel ağrılarına yol açabilirler. nadiren bel fıtıklarında ve osteoporoz’da da görülebilir...metastazla ilgisi bulunmamaktadır.
Cerrahi tedavileri kesinlikle söz konusu değildir.

annenizin şikayetleri yoğun ve kaliteli iyi bir fizik tedavi ile tamamen geçecektir..

bu arada hastaların günlük yaşantısı düzenlenmeli ve ağrıyı azaltan ve artıran durumlar hatırlatılmalıdır.

1. Ağırlık kaldırmaması,
2. Ağır işler yapmaması,
3. Ters hareketlerden kaçınması
4. Ortopedik boyun yastığı kullanması
5. Orta sertlikte bir yatakta yatması,
6. Uzun süre aynı pozisyonda kalmaması,
7. Mesleğine göre nasıl hareket etmesi gerektiği,
8. Ağrıları tamamen geçse bile egzersizlerini hergün düzenli olarak yapması gerektiği vurgulanır.

Benim size önerim ; annenizi konusunda iyi bir eğitim almış , deneyimli bir fizik tedavi uzmanına bizzat muayene ettirerek gerekli tedaviyi yaptırmanız olacaktır.

geçmiş olsun , acil şifalar dilerim.
 
 
   TV de Dr. Ümit HAZAR
   FİZİK TEDAVİ SİTESİ
   OSTEOARTRİT (KİREÇLENME)
   ÇOCUKLARDA DÜZ TABANLIK
   BEL FITIĞINDA AKUPUNKTURLA TEDAVİ
   BEL AĞRILARINDAN KORUNMA PRENSİPLERİ
   BEL FITIĞINDA AMELİYAT NİÇİN TAM SONUÇ VERMEZ?
   Lazer şifa dağıtıyor
   Omuz ağrısının sebebleri
   Bacak ve ayak uyuşma nedenleri
   Uyku hastalıkları
   Horlama
   Sporun zararları
   behçet hastalığı
   Kireçlenme (Dejeneratif artrit)
   Romatizma Nedir?
   ÇEKİÇ PARMAK (BEYZBOLCU PARMAĞI)
   ULNAR SİNİR SIKIŞMASI
   Egzersiz Kasları Nasıl Güçlendirir
   FİBROMYALJİ
   KABIZLIK
   ÇOCUK VE GENÇLERDE SKOLYOZ
   A dan Z ye İlkyardım
   BOYUN FITIĞI
   MENISKUS
Tümünü Görmek İçin Tıklayın