Kullanıcı Adı
   
   Şifre
   
     Üye Ol | Şifre ?
   
   
 
Kan grubunuz nedir ?
A Rh ( + ) , ( - )
B Rh ( + ) , ( - )
AB Rh ( + ) , ( - )
0 Rh ( + ) , ( - )
Kan grubumu bilmiyorum.
Bu ankete 62890 kişi katıldı.
Diğer Anketler
   
   Online Kullanıcı : 31
   Bugün : 888
   Toplam : 9007937
   
 
Soru Bilgileri
 Soru No : 8852
 Kullanıcı : Gizli
 Tarih : 07 Kasım 2012 11:21:07
 Durum : Cevaplandı
erken menopoz

Hocam sizleri rahatsız ettiğim için özür diliyorum hakkınızı helal edin.36 yaHocam ben şında evli iki çocuk annesiyim.Benim adet düzensizliği vardı , yaklaşık 3 aydır da adet göremiyordum.Doktora gittim sonuçlarda fsh 68.7 çıktı, doktorum mamografi çektirdi sonra triseguens hapını kullanacaksın dedi, ben de erken menopoz mu dedim evet dedi, Hocam ben bu konuda çok endişelendim.Çok erken değil mi? doğal yollarla yeniden adet göremez miyim, Eşim çocuk istiyor , artık çocuğum olmaz mı? Teşşekür eder, kolaylıklar dilerim
Soru Cevabı
Menopoz adetlerin kesilmesi olarak adlandırılır.
Ortalama menopoz yaşı Türkiye için tam olarak bilinmemektedir, ancak bu A.B.D’de 50-52 yaşları arasındadır.
Adetlerin ilk başlama yaşı ile menopoz yaşı arasında bir ilişki bulunmamaktadır. Yüksek yerlerde yaşayanlarda ve sigara içen kadınlarda menopoz daha erken yaşlarda başlamaktadır.

Adet kanamalarının araları menopozdan 2 ile 8 yıl öncesinden uzamaya başlayabilir. Yani adetlerin seyrekleşmesi hemen menopoza girileceğinin bir göstergesi değildir.

Menopozda Görülen Belirtilere gelince....

1. Adet düzeninin bozulması: Menopoza yaklaşıldığında yumurtlama daha seyrek olmaya başlar. Bu nedenle adet kanamasının miktarı azalır ve gebe kalma olasılığı azalır. Ancak bazen adet kanamasının miktarında tam tersine bir artma görülebilir.

2. Vazomotor Bozukluklar: Bunlar ateş basması, terleme, çarpıntı, yüzde ve boyunda kızarıklıklar gibi belirtileri içerir. Bu belirtiler hastaların % 50’sinde görülür, ancak daha sonra görülme oranı gittikçe azalır ve menopozdan 4 yıl sonra hastaların ancak % 20’sinde rastlanır.

3. Psikolojik bozukluklar: Menopoz döneminde sıkıntı, gerginlik ve depresyon gibi psikolojik bozukluklarda artma görülür. Östrojen hormonu uyku kalitesini artırır, uykuya dalma süresini azaltır ve uykunun REM fazını uzatır. Menopozda östrojen eksikliğine bağlı olarak uyku kalitesi bozulur.

4. Vajina ve idrar yollarının örten tabakalardaki incelmeye bağlı olarak cinsel ilişki sırasında ağrı, kaşıntı ve idrar yapmada zorluk gibi yakınmalar görülebilir. Ayrıca ciltte kollajen dokusunun azalmasına bağlı olarak incelme oluşur. Vajen ve idrar yollarındaki bu belirtiler östrojen tedavisine çok iyi yanıt verir ve tedavinin birinci ayında önemli oranda düzelme görülür. Ancak tam iyileşme 6 ile 12 ay sonra sağlanır.

5. Kemiklerde erime (Osteoporoz): Osteoporoz kemik dokusunun mikroskopik yapısındaki bozukluklar sonucunda kırıklara eğilimin artmasıyla karakterize bir durumdur.

Vücutta kemik dokusu ;
1) Kortikal kemik
2) Trabeküler kemik olarak ikiye ayrılmaktadır.

Trabeküler kemik sırt ve bel kemiğini oluşturan dokudur. Kemik kaybı aslında 20 yaşından sonra başlamakla birlikte, menopoz dönemine kadar görülen kayıp önemsizdir. Menopozdan sonra trabeküler kemikte yılda % 5 ve vücudun total kemik kitlesinde ise yılda % 1-1.5 oranında bir kayıp görülür.

Menopozdan 20 yıl sonra trabeküler kemik kitlesinde % 50 ve kortikal kemiklerde % 30 kayıp olur. Bunun sonucunda boyda kısalma ve kırıklara eğilimde artma görülür. Örneğin yapılan çalışmalarda 70 yaşındaki kadınların % 25’inde sırt veya bel kemiklerinde ve 90 yaşındaki kadınların % 20’sinde kalça kırığı olduğu saptanmıştır. Kemik kaybı menopozdan sonraki erken dönemlerde daha hızlı olduğu için tedaviye mümkün olduğunca erken başlamak gerekir.

Hormonal tedavi ile kemik kırıkları % 50 oranında azaltılabilmektedir. Tedaviye kalsiyum eklendiğinde sırt ve bel kemiği kırıklarında % 80 oranında bir azalma saptanmıştır. Ayrıca 70 yaşın üzerindeki kadınlarda ve güneşin az olduğu bölgelerde yaşayanlarda tedaviye D vitamini eklenmesi gerekir. Kemik kaybının önlenmesinde yaşam şeklinin de önemi vardır.

Menopoz dönemindeki kadınlara günde 2-2.5 km. yürüyüş önerilmekte ve bunun tedavinin etkinliğini artırdığı düşünülmektedir. Ayrıca alkol ve sigara kullanımından kaçınılması gerekir. Özellikle sigara kullanımı kemik kaybını artırmaktadır.

6. Kalp ve damar hastalıklarında artış: Kalp-damar hastalıklarının için önemli risk faktörleri tansiyon yüksekliği, sigara kullanımı, şeker hastalığı ve aşırı kilodur. Erkeklerde kalp-damar hastalıklarının görülme riski kadınlara oranla 3.5 kat daha yüksektir.

Kadınlarda kalp-damar hastalıklarının görülme yaşı erkeklere oranla 10 yaş daha ilerdedir. Bunun en önemli nedenlerinden birisi kadınlarda yüksek dansiteli kolesterolün daha yüksek olmasıdır. Ayrıca düşük dansiteli kolesterol kadınlarda daha düşüktür. Yüksek dansiteli kolesterolün daha fazla olması ve düşük dansiteli kolesterolün daha az olması kadınları kalp-damar hastalyıklarına karşı korumaktadır. Ancak menopozdan sonra kadınlarda düşük dansiteli kolesterolde hızlı bir yükselme görülür ve koroner kalp hastalığı riski iki katına çıkar. Menopozda östrojen tedavisi yüksek dansiteli kolesterolde bir artışa ve düşük dansiteli kolesterolde bir azalmaya yol açarak kadınlarda kalp-damar hastalıklarının riskini azaltır.

Yapılan çalışmalarda menopozda östrojen kullanan kadınlarda bu riskin yaklaşık olarak % 50 oranında azaldığı görülmüştür. Riskteki bu azalma hasta tedaviyi aldığı sürece devam etmektedir. Bilindiğinin aksine bu tedavi tansiyonda herhangi bir yükselmeye yol açmamaktadır.

Östrojenin kandaki kolesterol üzerindeki olumlu etkileri dışında; direk olarak damar sertliğini önleme, damarları genişletme, kanın pıhtılaşmasını önleme, kalp gücünü artırma, lipoproteinlerin oksidasyonunu önleme ve şeker metabolizmasının düzenlenmesine yardımcı olma gibi etkileride yine kalp-damar hastalığı riskini azaltmaktadır.

Tedaviye genellikle progesteron hormonuda eklenmektedir. Progesteron hormonunun östrojenin tersine kalp-damar sistemi üzerinde olumsuz etkileri bulunmakla birlikte, yapılan çalışmalarda progesteron hormonunun östrojenin olumlu etkilerini yok etmediği gösterilmiştir.

Menopozda vajende kayganlığı sağlayan sıvıda bir azalma olur ve vajen dokusundaki incelmeye bağlı olarak elastisite azalır. Bunların sonucunda cinsel ilişki sırasında aşırı, kuruluk, vajende daralma, yanma, tahriş ve ilişki sonrası damlama şeklinde kanama görülebilir.

Ancak bu belirtiler hastanın cinsel aktivitesi ile de ilgilidir. Normal cinsel yaşamına devam eden hastalarda bu belirtiler daha az görülürken, ilişki sıklığı azalan hastalarda bu bozukluklarda daha hızlı bir ilerleme görülmektedir.

Genel olarak bakıldığında menopozda cinsel aktivite önemli oranda değişmemektedir. Östrojen alımı ile vajen dokusundaki incelme ve cinsel ilişki kalitesini bozan diğer faktörler önleneceği için, cinsel yaşamın daha kaliteli olacağı söylenebilir.

Östrojen Tedavisinin Yararlarına gelince...:

1. Östrojen tedavisi ile Alzheimer hastalığının daha az görüldüğü bildirilmiştir.
2. Kolon kanserinin daha az görüldüğüne dair yayınlar bulunmaktadır.
3. Yine karpal-tünel sendromu, romatoid artrit ve fibromyaljide belirtilerin daha az görüldüğüne dair yayınlar bulunmaktadır.

Östrojenin Verilmediği Durumlar ise şunlardır:

1. Aktif karaciğer hastalığı
2. Aktif tromboemboli (damarlardan pıhtılaşma olması ve bunun başka bölgelere atması durumu) veya daha önce belirli bir neden olmaksızın tromboemboli öyküsü olması.
3. Rahim Kanseri: Tedavi edilen hastalarda belirli koşullarda yine östrojen tedavisi verilebilir, ancak bu konuda
doktor kontrolü oldukça önemli olup, burada daha detaylı bilgi verilmeyecektir.
4. Meme Kanseri: Bu hastalardada yine belli koşullarda östrojen tedavisi verilebileceği belirtilmektedir. Bunun dışında tansiyon yüksekliği, koroner kalp hastalıkları, diabet, varislerin bulunması, endometriozis ve myom olması tedavi için engel oluşturmaz.

ayrıca Östrojen tedavisinde uygun dozda progesteron eklendiğinde rahim kanserinde bir artışa kesinlikle yol açmaz.
östrojenin meme kanseri riskinde minimal bir artış olduğuna dair bazı yayınlar bulunmaktadır. Ancak bu minimal artış kalp hastalığı riskindeki ve kemik kaybındaki azaltıcı etkisi gözönünde bulundurulduğunda önemsiz olarak kabul edilmektedir.

benim size önerim ; bizzat bir kadın doğum uzmanına muayene olarak gerekli tedaviyi görmeniz olacaktır.
geçmiş olsun.

 
 
   TV de Dr. Ümit HAZAR
   FİZİK TEDAVİ SİTESİ
   OSTEOARTRİT (KİREÇLENME)
   ÇOCUKLARDA DÜZ TABANLIK
   BEL FITIĞINDA AKUPUNKTURLA TEDAVİ
   BEL AĞRILARINDAN KORUNMA PRENSİPLERİ
   BEL FITIĞINDA AMELİYAT NİÇİN TAM SONUÇ VERMEZ?
   Lazer şifa dağıtıyor
   Omuz ağrısının sebebleri
   Bacak ve ayak uyuşma nedenleri
   Uyku hastalıkları
   Horlama
   Sporun zararları
   behçet hastalığı
   Kireçlenme (Dejeneratif artrit)
   Romatizma Nedir?
   ÇEKİÇ PARMAK (BEYZBOLCU PARMAĞI)
   ULNAR SİNİR SIKIŞMASI
   Egzersiz Kasları Nasıl Güçlendirir
   FİBROMYALJİ
   KABIZLIK
   ÇOCUK VE GENÇLERDE SKOLYOZ
   A dan Z ye İlkyardım
   BOYUN FITIĞI
   MENISKUS
Tümünü Görmek İçin Tıklayın